<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536</id><updated>2011-06-08T08:06:03.599+03:00</updated><category term='yarışma'/><category term='Gonca Dergisi'/><category term='hikaye'/><category term='tiyatro'/><category term='sergi'/><category term='etkinlik'/><category term='kitaphaber'/><category term='masal'/><category term='festival'/><category term='öykü'/><category term='Terabitya'/><category term='Harry Potter'/><category term='şiir'/><category term='mektup'/><category term='okuyan şehir'/><category term='resim'/><category term='Sinema'/><title type='text'>Kestane Fişeği</title><subtitle type='html'>Bir kestane fişeği açmış yedi rengimden</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>ali ömer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08900210832829932454</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>57</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-6427030217841057385</id><published>2007-12-09T19:12:00.000+02:00</published><updated>2007-12-09T19:37:56.163+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='masal'/><title type='text'>Hayal Dünyası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img484.imageshack.us/img484/6071/licorne65vy.gif"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px;" src="http://img484.imageshack.us/img484/6071/licorne65vy.gif" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br&gt;Bir çocuk varmış. Bu çocuk her zaman kendi kurallarıyla oynamak istermiş.   Arkadaşları ile top oynarken kendi kuralları olmazsa topu patlatırmış. Bu yüzden kimse onunla oynamazmış. Onunla kimse oynamadığı içi eve kapanmış. Kendi hayal dünyasında yaşamaya karar vermiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün çocuk ailesi ile pikniğe gitmiş. Çocuk kaybolmuş. Karnı acıkmış. Işıldayan meyvelerden bir tane elma almış. Elmadan bir parça almış. Ama elmanın tadı yokmuş. Birdenbire etraf değişmiş. Akan nehirler, ovalar, bahçeler olmuş. Ve bir nehirin yanında ışıldayan bir at görmüş. At çocukla konuşmuş, 'ne arıyorsun burada' demiş. Çocuk 'atlar konuşmaz' demiş. At, 'burası hayal dünyası' demiş.  Çocuğa ne dilerse olacağını, söylemiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk arkadaşlarıyla oynamayı dilemiş ama olmamış. Gitmiş ata sormuş. At, 'burada arkadaşlarını çağarmazsın' demiş, 'burada dostluk ve arkadaşlık yoktur'. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;Hava kararmaya başlamış. Yağmur yağmaya başlamış. Bir tane daha elma yemiş çocuk ve kurtulmuş.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk dostluk ve arkadaşlığın önemini anlamış. Ailesinin yanına geri dönmuş. Mahalleye geldiğinde bir daha bencillik yapmamış. Hep arkadaşları ile birlikte oynamış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ahmet ŞAKRAK&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İlköğretim 6. Sınıf öğrencisi&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-6427030217841057385?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/6427030217841057385/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=6427030217841057385&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/6427030217841057385'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/6427030217841057385'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2007/12/hayal-dnyas.html' title='Hayal Dünyası'/><author><name>ali ömer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08900210832829932454</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-8403362457325095715</id><published>2007-10-07T17:23:00.000+03:00</published><updated>2007-10-07T17:31:56.108+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sergi'/><title type='text'>Ne dersiniz:  “HABERSİZ BULUŞMA”ya?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.afacancocuk.com/images/Anasayfa/Etkinlik/sabanci.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.afacancocuk.com/images/Anasayfa/Etkinlik/sabanci.gif" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde (SSM), müzenin kuruluşundan bu yana sürdürülen çocuklara yönelik interaktif atölye çalışmaları devam ediyor. Müzede &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1 Kasım 2007&lt;/span&gt; 'ye kadar sürecek olan &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Habersiz Buluşma / Blind Date &lt;/span&gt;İstanbul sergisi kapsamındaki atölye çalışmalarında, çocukların sergilenen eserleri farklı gözle incelemeleri, onlar hakkında konuşmaları ve kendi eserlerini yaratmaları bekleniyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deutsche Bank Çağdaş Sanat Koleksiyonu ve SSM’nin hat koleksiyonunda yer alan eserlerin bir arada sunulduğu sergi kapsamında yapılan çalışmalar, “her şey modern sanatın konusu olabilir” fikrinden yola çıkılarak geçekleştiriliyor. Değişik malzeme ve oyunlarla hazırlanan eğitim programları, “Maskotunuzu Yaratın”, “Bir de Sen Anlat”, “Tek Bir Yüz Pek Çok Yüz”, “Renkler ve Şekiller Arasında Yolculuk” ve “Modern Heykelcikler” başlıklarını taşıyor. Hafta içi ve hafta sonu en fazla 20 çocuğun katılımıyla gerçekleştirilen programlar, 3–6, 7–10, 11–14 ve 15–17 yaş grupları için farklı seviyelerde hazırlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukların modern sanatı daha yakından tanımalarını ve kendi sınırsız yaratıcılıklarını sergileme olanağı bulmalarını amaçlayan atölye çalışmaları, Pazartesi hariç her gün yapılıyor.  Her şey modern sanatın konusu olabilir fikrinden yola çıkarak, değişik malzeme ve oyunlarla hazırlanan eğitim programları çocukların müzede eğlenceli ve özgürce yaratmalarına olanak sağlayarak sanatı sevdirmeyi de hedefliyor.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.nevarneyok.com.tr/sanat/images/galeri120.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 120px; height: 171px;" src="http://www.nevarneyok.com.tr/sanat/images/galeri120.jpg" alt="" border="1" /&gt;&lt;/a&gt;Çocuklar bu çalışmalarda her türlü malzemeyi kullanarak farklı yüz kolajları yapıyor, heykelin yalnızca çamurla yapılmayacağını fark ediyorlar. O güne dek başka fonksiyonlarla gördükleri nesneleri, sıra dışı başka bir nesneye dönüştürürken kendi sanat anlayışlarının da dönüştüğüne tanık oluyorlar. Eserler hakkında kimi zaman komik kimi zaman teknik kimi zaman da felsefi yorumlar yaparak anne babalarını şaşırtıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sabunu yontarak, balmumunu eğip bükerek, hamuru yuvarlayarak, somunları, cıvataları, telleri birleştirerek ortaya çıkardıkları eserlere kendileri de şaşırıp kalıyorlar. İki saatin nasıl geçtiğini anlayamadan eve dönecek olduklarına üzülüp, benzersiz eserlerini gururla yanlarına alarak atölyeden ayrılırken, diğer serginin zamanı, konusu ve ne yapılacağı bilgisini de almayı ihmal etmiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hafta içi programları için:&lt;br /&gt;1. Seans 10.00 – 12.00&lt;br /&gt;2. Seans 13.30 – 15.30&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Randevu için Sakıp Sabancı Müzesini arayın (0212 277 22 00/ dahili 113) ya da mugeis@sabanciuniv.edu adresine e-posta yazınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hafta sonu programları için:&lt;br /&gt;1. Seans 11.00 – 13.30&lt;br /&gt;2. Seans 14.30 – 17.00&lt;br /&gt;Randevu için SÖZ Danışmanlık’ı arayın (0216 367 84 37)  ya da info@sozdanismanlik.com adresine e-posta yazın.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.afacancocuk.com/"&gt;Afacan Çocuk&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-8403362457325095715?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/8403362457325095715/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=8403362457325095715&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/8403362457325095715'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/8403362457325095715'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2007/10/ne-dersiniz-habersiz-bulumaya.html' title='Ne dersiniz:  “HABERSİZ BULUŞMA”ya?'/><author><name>ali ömer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08900210832829932454</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-8505291720630942424</id><published>2007-09-27T14:37:00.000+03:00</published><updated>2007-09-27T14:55:19.764+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Harry Potter'/><title type='text'>Harry Potter ve Ölüm Yadigârları 9 Ekim’de piyasada!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.ykykultur.com.tr/haber/assets/potterucar.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px;" src="http://www.ykykultur.com.tr/haber/assets/potterucar.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Harry Potter serisinin tüm dünyada heyecanla beklenen 7. ve son kitabının Türkçe adı &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Harry Potter ve Ölüm Yadigârları&lt;/span&gt; olacak.&lt;br /&gt;6. kitabın sonunda yarım kalan görevlerini tamamlamak için yola çıkmaya hazırlanan Harry ve arkadaşları, bu son kitapta da maceradan maceraya koşuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harry Potter ve Ölüm Yadigârları, önceki kitaplardaki gibi, dünyada İngilizcesinden sonra yayımlanan ilk çevirilerden biri olacak.&lt;br /&gt;Kitap, 9 Ekim’de, saat 10:00’da piyasaya çıkıyor. YKY,  kitabın ilk baskısını 100 bin adet olarak planlıyor.&lt;br /&gt;Harry Potter ve Ölüm Yadigârları’nın çevirisini, yine çevirmenlerimiz Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutlu yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ykykultur.com.tr/" target="_blank"&gt;YKY&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-8505291720630942424?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/8505291720630942424/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=8505291720630942424&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/8505291720630942424'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/8505291720630942424'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2007/09/harry-potter-ve-lm-yadigrlar-9-ekimde.html' title='Harry Potter ve Ölüm Yadigârları 9 Ekim’de piyasada!'/><author><name>ali ömer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08900210832829932454</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-2510297724589236430</id><published>2007-09-20T10:36:00.000+03:00</published><updated>2007-09-20T13:12:45.080+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Terabitya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><title type='text'>Terabitya Köprüsü:  Çocuğun gücünden sakının!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.ntvmsnbc.com/news/262940.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.ntvmsnbc.com/news/262940.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir yanda, bulduğu her fırsatta 'her şeyi bizim için yaptığını' hatırlatan otoriter bir baba ve parmağımızı kımıldatmamıza bile düzen vermeye çalışan, her şeyi sıkıcılaştırmakta acayip becerikli kuralcı bir anne.&lt;br /&gt;Öte yanda entellektüel seviyeleri hayli yüksek(?), mesleği [belki] yazar-çizerlik [belki benzeri bir şey] olan, bizden habersizleşecek denli rahat[serbest, özgür fikirli], yazmaya [entellektüel uğraşlara] başladıkları anda tamamen unutulduğumuz, işleri bitince çok sevecen ve uygar anne ve baba...&lt;br /&gt;Bunlar çok tanıdık geldi size değil mi? &lt;br&gt;Ama durun asıl tanıdıklarınız burada: Sakin, terbiyeli, akıllı ama bu iki dünyayı da tepetaklak edecek, enerji, altyapı ve güce sahip iki çocuk [ve tabii bir de yaratılışın tüm pırıltısıyla dolu, şeker mi şeker, cin mi cin küçük kız kardeş]...&lt;br /&gt;Evet Terabitya Köprüsü filminden sözediyorum. Kendi sınırlarınızı yoklamak, hayal'in hakiki gizemlerini keşfetmek, dostluğun unutulmak zevkini tatmak.. istiyorsanız hemen seyredin.&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://moviegrande.com/terabithia/56abcd00.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://moviegrande.com/terabithia/56abcd00.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Dört duvarlı  [bile] değil, tek ekranlı [bilgisayar vs.] bir hapishaneye tıkıldığımızı sandığımız şu günlerde bakışımızı çeşitlendiren, sınırlarımızı zorlayan, insan olmanın bilmediğimiz boyutlarına bizi taşıyan kitapları ve filmlerin çoğalması ne büyük şans. Kendi dünyasını modernlik hesabıyla “batıl inanç”, “bilim ne der sonra” filan gibi daraltan toyluklar, lüzumsuzluklar var olmaya devam edeceklerdir, hatta artacaklardır. Varsın artsınlar “biz işimize bakalım”.&lt;br /&gt;Gelin şimdi bizim için çizilen sınırları azıcık aşalım, dünyamızın üzerine örtülen örtüleri azıcık aralayalım ve Terabitya [Terabithia] Köprüsü’ne bi koşu varıp başka alemlere dalalım.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://moviegrande.com/terabithia/583bcd50.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://moviegrande.com/terabithia/583bcd50.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;“Bridge to Terabithia [Terabithia] Köprüsü]”  Newberry ödüllü yazarı Katherine Paterson, 70'li yıllarda kaleme aldığı kitabının sinema uyarlaması. Gizli ülkemiz Terabitya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Terabitya ile ilgili daha detay için, çok güzel duygulanımlar ve bilgilerle dolu şuradaki yazılara da bakabilirsiniz:&lt;br /&gt;&lt;a href="http://moviegrande.com/terabithia" target="_balank"&gt;&lt;b&gt;Terabitya Köprüsü&lt;/b&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-2510297724589236430?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/2510297724589236430/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=2510297724589236430&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/2510297724589236430'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/2510297724589236430'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2007/09/terabitya-kprs-ocuun-gcnden-saknn.html' title='Terabitya Köprüsü:  Çocuğun gücünden sakının!'/><author><name>ali ömer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08900210832829932454</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-6445385513013442275</id><published>2007-06-20T10:22:00.000+03:00</published><updated>2007-09-13T13:02:31.483+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öykü'/><title type='text'>Küçük Muhammed ve Ninesi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://farm1.static.flickr.com/12/18414469_078c3bf9ff.jpg?v=0"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://farm1.static.flickr.com/12/18414469_078c3bf9ff.jpg?v=0" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Küçük Muhammed çok ama çok zengin bir ailenin çocuğuydu. O, çok yaramaz ve okumayı sevmeyen bir çocuktu. Annesi ona ders çalış dediği zaman o, annesine karşı geliyordu. Ailesinde birde nenesi vardı. Zaten küçük Muhammed bir tek nenesini seviyordu. Çünkü ders çalışması konusunda bir tek o karışmıyordu. Küçük Muhammed’in kötü davranışlarında birisi de ihtiyaç sahibi arkadaşlarıyla dalga geçmesiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün Küçük Muhammed okulda yine bir haylazlık yapmıştı. Okulun en zeki öğrencisiyle fakir diye dalga geçmişti. Bunu duyan öğretmeni onu iyi bir azarlamıştı. Bu yüzden Küçük Muhammed o gün eve sinirli gelmiş ve annesine çok bağırmıştı. Daha sonra odasına çıkıp çantasını yatağının üzerine fırlatmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sırada nenesi Küçük Muhammed’in dağınık odasını toplamaktaydı. Nene topladığı yeri bırakıp torunun yanına gider ve torununa: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;—“Benimle konuşmak ister misin?” Der. Torunu nenesinin boynuna sarılarak ağlamaklı bir sesle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;—“Evet.” Der.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nenesi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;—“Sana bir hikâye anlatacağım. Bu hikâyeyi bana küçükken nenem anlatmıştı. Çok beğenmiştim.”diyerek hikâyeye başlar:&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Kötü insanların yaygın olmadığı, herkesin dostluk içinde olduğu, okulların tek tük olduğu zamanmış Her ilçede iki- üç tane okul varmış. Peygamberimiz (S.A.S)  bu okullara gelir, okullara yardım yapar ve öğrencilere yardımcı olurmuş. Bir gün Peygamberimiz okuldan ayrılırken, okulun dış duvarına oturmuş ağlayan bir çocuk görür. Yanına gider ve bir çocuk gibi yanına oturur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-“Nasılsın?” diye sorduğunda çocuk cevap veremez. Peygamberimiz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-“Neyin var?” diye sormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;—“Paramız olmadığı için okula gidemiyorum. Bir iki kez okula gittim. Ama bazı çocuklar fakirim diye benimle dalga geçtiler. Pek aldırmadım.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://farm1.static.flickr.com/30/102190059_a753dcc4a2.jpg?v=1140458143"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://farm1.static.flickr.com/30/102190059_a753dcc4a2.jpg?v=1140458143" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Peygamberimiz cebinden bir kese altın çıkartıp çocuğa verir ve onu götürüp okula bırakır. Peygamberimiz o dersi alır ve çocuklara fakirliğin ya da ihtiyaç sahibi olmanın utanılacak bir şey olmadığını ve herkesin bir ihtiyaç sahibi olduğunu söyler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklardan birkaç tanesi der ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;—“Ama biz fakir değiliz ki.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peygamberimiz şöyle der:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;—“Senin her şeyin var mı?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;—“Yok.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;—“Hiç senin de bir şeylere ihtiyacın olmadı mı?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;—“Oldu.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;—“O zaman sen de bir ihtiyaç sahibisin.” Der.&lt;br /&gt;Ve nene sözünü bitirir. Bu arada Küçük Muhammed, şaşkın ve gözleri yaşlı bir şekildedir. Çünkü bu hikâyeden sonra her şeyi anlamıştır. Daha sonra nenesi bir şey demeden küçük torununun düşünmesi için odasında yalnız başına bırakır. Ertesi gün olur ve Muhammed okula gider. Kalbini kırdığı, üzdüğü arkadaşlarından özür diler ve herkesle iyi geçinmeye başlar. Ayrıca o fakir diye dalga geçtiği arkadaşının bütün okul masraflarını üstlenir. Bu arada da dersleri iyiye gitmeye başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün ilk defa eve güler yüzlü bir şekilde gider. Annesinin iki yanağından da öpüp halini hatırını sorar ve çantasını düzgünce bırakır. Bu sırada annesi çok şaşkın bir durumdadır. Küçük Muhammed nenesine bakarak göz kırpar. Böylece Küçük Muhammed’in adı haylazlıktan uslu ve akıllıya dönüşür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BU HİKÂYE DE BURADA BİTER…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                 &lt;br /&gt;Hikâye:&lt;br /&gt;FATMA DEMİR&lt;br /&gt;NESİBE DEMİR&lt;br /&gt;VAHİDE AYKAÇ&lt;br /&gt;İlköğretim 8. Sınıf Öğrencileri&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-6445385513013442275?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/6445385513013442275/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=6445385513013442275&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/6445385513013442275'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/6445385513013442275'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2007/06/kk-muhammedve-ninesi.html' title='Küçük Muhammed ve Ninesi'/><author><name>erdal s. pınar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03889915522077710214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-7292644846818624931</id><published>2007-06-17T22:43:00.000+03:00</published><updated>2007-06-17T22:50:20.514+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mektup'/><title type='text'>Sevdiğim Aşkıma</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.melodyhillexpressions.com/files/RedRose_DoveB.gif"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px;" src="http://www.melodyhillexpressions.com/files/RedRose_DoveB.gif" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Sümeyra Soylu &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İlkokul 4. Sınıf Öğrencisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Ey Peygamberim seni çok seviyorum. Anneannem ve dedem öldü. Onları çok özledim. İnşallah onlara iyi bakıyorsundur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni sevdiğimi hiç unutma ki seni seviyorum. Sen çok iyi insansın, sana taş atan çocuklara bile iyi davranmışsın. İnsanlar olsaydı çocuklardan nefret ederdi. Seni çok seviyorum ki dünyada her bastığın bir taş benim için önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukları sevdiğini duydum. Çocukların rüyasına giriyormuşsun. Kendi rüyamda da sizi görmeyi umuyorum. İnsanlarla birlikte mutluyum ama seninle daha mutlu olacağımı umuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seninle el ele tutuştuğum günü umutla bekliyorum. İnsanlarla çok mutlu olamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah’ı ve seni merak ediyorum. Ama bu duyguyu yıllar sonra da, günler sonra da bekleyebilirim.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana doğruyu dürüstlüğü öğreten bir sensin. Seninle ve cansızlarla bile konuşabiliyorum. Onlar da benimle konuşuyorlar. Ama bunu kimseye anlatmıyorum. Bir tek sana anlatıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen beni seviyorsun, ben seni seviyorum. Peygamberim, eğer Allah’ı görürsen Allah’a iki şey söylemeni istiyorum. Öğretmenim hep mutlu yaşasın. Seninle bir kere de olsa görüşmek istiyorum. İnşallah kızmazsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana sevgilerimle... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve Allah ile mutlu olmalar.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-7292644846818624931?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/7292644846818624931/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=7292644846818624931&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/7292644846818624931'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/7292644846818624931'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2007/06/sevdiim-akma.html' title='Sevdiğim Aşkıma'/><author><name>erdal s. pınar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03889915522077710214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-8342025731047659237</id><published>2007-04-01T21:26:00.000+03:00</published><updated>2008-12-10T01:39:29.947+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='okuyan şehir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='etkinlik'/><title type='text'>Üç Çocuk Treni Sakarya yolculuğuna hazır</title><content type='html'>&lt;br&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_epE9Sx_UMv0/Rg_8hkGEIwI/AAAAAAAAACA/hz0IgxZBNpc/s1600-h/Selection.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5048531360860611330" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_epE9Sx_UMv0/Rg_8hkGEIwI/AAAAAAAAACA/hz0IgxZBNpc/s400/Selection.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İstasyonda beklemekten&lt;br /&gt;canısıkılan&lt;br /&gt;ÜÇ ÇOCUK TRENİ&lt;br /&gt;Sakarya yolculuğuna hazır :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitap dolu ilk tren,&lt;br /&gt;II. Sakarya Çocuk ve Gençlik Yayınları Fuarı&lt;br /&gt;için kalkacak. Onur Konuğu Muzaffer İzgü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci tren,&lt;br /&gt;II. Sakarya Okuma Alışkanlığı Kültürü Semineri&lt;br /&gt;için öğretmenleri götürecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü tren,&lt;br /&gt;III. Sakarya Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Günleri etkinliklerine&lt;br /&gt;49 yazarı ulaştıracak. Bu yılın Onur Konuğu Yalvaç Ural.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OKUYAN ŞEHİR SAKARYA’da&lt;/strong&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;II. SAKARYA ÇOCUK VE GENÇLİK YAYINLARI FUARI&lt;br /&gt;6-13 Nisan tarihlerinde düzenlenecek fuara, çocuk ve gençlik edebiyatı yayını yapan 32 yayınevi katılacak.&lt;br /&gt;Fuarda çocuk ve gençlik edebiyatı kültürüyle ilgili 29 etkinlik gerçekleşecek.55 yazar, imza günlerinde çocuk ve genç okurlarla buluşacak.&lt;br /&gt;Fuarda, Masalımı Yazar Mısın? adıyla Çocuk Kitabı Çizerleri Grubu’nun sergisi açılacak. Sergide eserleri yer alacak 30 çizerin adları:&lt;br /&gt;Ayşe İnan Alican, Ayşin Delibaş Eroğlu, Betül Akzambaklar, Betül Sayın, Bora Özen, Buket Gencer, Ebru Öztaylan, Emel Kehri, Emine Bora, Ender Dandul, Esin Şahin, Füsun İyicil, Gökhan Gürkan, Gülhan Sevinç, Hatice Akbıçak Günel, Hülya Ceylan, Işık Dirican, Jale Sönmez, Mehmet Kehri, Mehmet Sevinç, Mustafa Delioğlu, Nazan Erkmen, Osman Kehri, Özcan Şener, Sedef Kemren, Semra Bulut, Serap Deliorman, Serpil Ural, Sibel Demirtaş, Yıldırım Derya, Zerrin Cebeci,&lt;br /&gt;Fuarda etkinliklere katılacak yazar ve uzmanlar:&lt;br /&gt;Aydın İleri, Ayla Çınaroğlu, Aysel Gürmen, Ayşe Kilimci, Aytül Akal, Beyza Akyüz, Bilgin Adalı, Elif Konar, Fatih Erdoğan, Ferit Avcı, Gülten Dayıoğlu, Hasan Güleryüz, Keriman Güldiken, Mavisel Yener, Mehmet Güler, Yrd.Doç.Dr. Mehmet Semerci, Dr. Meral Kaya, Mine Soysal, Mustafa Ruhi Şirin, Muzaffer İzgü, Özlem Çolaker, Seza Kutlar Aksoy, Yalvaç Ural, Yücel FeyzioğluFuarın bu yılki Onur Konuğu Muzaffer İzgü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fuarda stand açacak yayınevleri:&lt;br /&gt;Alfa Basım Yayım, Altın Kitaplar, Anka Yayıncılık, Babil Yayınları, Beyan Yayınları, Bilge Kültür Sanat Yayıncılık, Bilgi Yayınevi, Bu Yayınevi, Bulut Yayınları, Çınar Yayınevi, Çocuk Vakfı Yayınları, Damla Yayınevi, EbeSobe Dergisi, Erdem Yayınları, Esin Yayınevi, Evrensel Basım Yayınevi, Günışığı Kitaplığı, Kaknüs Yayınları, Kaynak Yayınları, Kipat Yayınevi, Kök Yayıncılık,Marsık Yayınları, Mavibulut Yayınları, Morpa Yayınları, Nehir Yayınları, Salıncak Yayınları, Say Yayınları, Timaş Yayıncılık, TUDEM Yayıncılık, Uçanbalık Yayınları, Uçurtma Yayınları, Yuva Yayınları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fuarda imza günlerine katılacak 55 yazarın adları şöyle:&lt;br /&gt;Abdülkadir Budak, Ayfer Gürdal Ünal, Ayla Çınaroğlu, Aysel Gürmen,&lt;br /&gt;Ayşe Çekiç Yamaç, Ayşe Kilimci, Aytül Akal, Beşir Ayvazoğlu, BilginAdalı, Çetin Öner, Derman Bayladı, Ekrem Güneş, Erdoğan Yavaşlı, Erol Büyükmeriç, Fatih Erdoğan, Gökhan Akçiçek,Gülsevin Kıral, Gülsüm Cengiz, Gülten Dayıoğlu, H. Salih Zengin, Handan Derya, Hasan Lâtif Sarıyüce, İncila Çalışkan, İskender Pala, İsmail Bilgin, Kemal Özer, Mavisel Yener, Mehmet Güler, Melek Güngör, Melike Günyüz, Mevlâna İdris Zengin, Mine Soysal, Mustafa Özçelik, Mustafa Ruhi Şirin, Muzaffer İzgü, Necati Mert, Nur İçözü, Nuran Turan, Nursel Duruel, Rasim Özdenören, Refik Durbaş, Sadettin Kaplan, Sadık Yalsızuçanlar, Selim İleri, Serpil Ural, Sevim Ak, Sevinç Çokum,Sevinç Kuşoğlu, Seza Kutlar Aksoy, Simla Sunay, Yalvaç Ural, Yusuf Dursun, Yücel Feyzioğlu, Zeynep Cemali&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;III. SAKARYA OKUMA ALIŞKANLIĞI KÜLTÜRÜ SEMİNERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sakarya’da ikincisi düzenlenecek II.Sakarya Okuma Alışkanlığı Kültürü Semineri ile, okuma alışkanlığına yönelik çalışmaları koordine edecek&lt;br /&gt;öğretmenlerin yetiştirilmesi öngörülüyor. Seminerde, okulöncesi, ilköğretimin 1-5. sınıf, 6-8. sınıf Türkçe öğretmenleri, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenlerine çocuk ve gençlik edebiyatından yararlanma ve okuma alışkanlığı kültürü edinmenin yöntemlerinin uygulamalı biçimde öğretilmesi, amaçlanmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk seminer 7 Nisan’da okulöncesi öğretmenleri için düzenlenecek. Seminer, Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu’nun ‘Hangi Tür Okuma Alışkanlığı’ konferansıyla başlayacak.&lt;br /&gt;14 Nisan’da başlayacak ilköğretim 1-5. sınıf öğretmenleri seminerinin açılış konferansı, Prof.Dr. Ayla Oktay’ın ‘Çocukta Dil ve Okuryazarlık Gelişimi’ konusunda olacak.&lt;br /&gt;21 Nisan’da başlayacak üçüncü seminer, ilköğretim 6-8. sınıf Türkçe öğretmenlerine yönelik olacak ve açılış konferansını Prof.Dr. Cahit Kavcar, ‘Türkçe Öğretiminin Güncel Sorunları’ konusunda verecek.&lt;br /&gt;Bu yılki seminer programlarına Prof.Dr. Sedat Sever, Prof.Dr. Murat Özbay, Doç.Dr. Selahattin Dilidüzgün, Doç.Dr. Hayati Akyol, Dr. Meral Kaya, Dr. İbrahim Kıbrıs uzman öğretici olarak ders verecek.&lt;br /&gt;Sakarya’nın Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenleri için düzenlenecek ve Beşir Ayvazoğlu’nun yöneteceği ‘Edebiyat Öğretimi ve Okuma Alışkanlığı’ oturumuna Hilmi Yavuz, Prof.Dr. Orhan Okay, Prof.Dr. İnci Enginün, Prof.Dr. Hasan Akay konuşmacı olarak katılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;III. SAKARYA ÇOCUK VE GENÇLİK EDEBİYATI GÜNLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de ilk kez 2005 yılından bu yana şehir ölçekli düzenlenmekte olan Sakarya Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Günleri etkinlikleri, bir program çerçevesinde kitapları okunacak yazarlarla öğrencilerin buluşmalarını gerçekleştirmek amacıyla düzenleniyor. Etkinliklerin bir diğer amacıysa, çocuk ve gençlik edebiyatı kültürünü aile ve okul düzeyinde yaygınlaştırmak, yazar, yayıncı, okur, eleştiri ve kütüphane ile ilgili sorunların çözümüne katkı sağlamak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9-13 Nisan 2007 tarihleri arasında gerçekleşecek III.Sakarya Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Günleri etkinliklerine bu yıl 48 yazar, 73 ilköğretim okulunda; 13 yazar 18 lisede, kitapları önceden okunmuş olarak öğrencilerle okuma alışkanlığı konulu söyleşi yapacak, okuma saatleri düzenleyecek.&lt;br /&gt;Bu yıl, okul etkinliklerine katılacak yazarların 27 bin kitabı, öğrencilere ücretsiz dağıtılacak.&lt;br /&gt;7-8 Nisan günlerinde Sakarya Halk Kütüphanesi’nde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nün katkılarıyla, öğretmenlere yönelik 11 çocuk ve gençlik edebiyatı kültürü etkinliği düzenlenecek.&lt;br /&gt;Bu yıl, yetiştirme yurtları ve toplum merkezinde yazarlar okuma saati programı gerçekleştirecek.&lt;br /&gt;Sakarya merkez ve ilçelerdeki kütüphane ve Halk Eğitim Merkezleri’nde yetişkinlere yönelik kitap okuma programları düzenlenecek.&lt;br /&gt;Bu yıl 70 bin ilk ve ortaöğretim öğrencisi ilk kez yazarlarla okul etkinliklerinde bir araya gelecek.&lt;br /&gt;Sakarya Üniversitesi Hendek Eğitim Fakültesi’nde çocuk ve gençlik edebiyatı öğretimi ve okuma alışkanlığı başlığı altında üç oturum düzenlenecek.&lt;br /&gt;Halk Kütüphanesi, Yetiştirme Yurtları, Toplum Merkezi ve Sakarya Üniversitesi Hendek Eğitim Fakültesi Etkinliklerine Katılacak Yazar ve Uzmanlar:&lt;br /&gt;Abdurrahman Burak, Adalet Bilgili, Doç.Dr. Ali Gültekin, Yrd.Doç.Dr. Ali Öztürk, Arzu Yetim, Aslıhan Boyugür, Benan Uca, Doç.Dr. Binnaz Baytekin, Burcu Narda Uyar, Fatih Gürol Gürbüz, Yrd.Doç.Dr. Fesun Koşmak, Gülten Dayıoğlu, Hasan Güleryüz, Hamza Kızıl, Hilmi Erbatan, Yrd.Doç.Dr. Hikmet Asutay, İlhami Güngör, Doç.Dr. Makbule Muharremova, Mavisel Yener, Mehmet Güler, Yrd.Doç.Dr. Mehmet Özdemir, Yrd.Doç.Dr. Mehmet Semerci, Dr. Meral Kaya, Mustafa Duran, Mustafa Ruhi Şirin, Muzaffer İzgü, Necati Mert, Nilay Yılmaz, Prof.Dr. Nilüfer Tuncer, Onay Orcan, Özlem Çolaker, Seviye Yılmaz, Songül Yılmaz, Yalvaç Ural, Zehra Asutay&lt;br /&gt;İlköğretim Okulu Etkinliklerine Katılacak Yazarlar:&lt;br /&gt;Abdülkadir Budak, Ayfer Gürdal Ünal, Ayla Çınaroğlu, Aysel Gürmen, Ayşe Kilimci, Ayşe Çekiç Yamaç, Aytül Akal, Bilgin Adalı, Çetin Öner, Ekrem Güneş, Erol Büyükmeriç, Fatih Erdoğan, Gökhan Akçiçek, Gülsevin Kıral, Gülsüm Cengiz, Gülten Dayıoğlu, H. Salih Zengin, Handan Derya, Hasan Lâtif Sarıyüce, İncila Çalışkan, Kemal Özer, Mavisel Yener, Mehmet Güler, Melek Güngör, Mevlâna İdris Zengin, Mine Soysal, Mustafa Özçelik, Mustafa Ruhi Şirin, Muzaffer İzgü, Nur İçözü, Sadettin Kaplan, Serpil Ural, Sevim Ak, Seza Kutlar Aksoy, Simla Sunay, Yalvaç Ural, Yücel Feyzioğlu, Zeynep Cemali&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lise Etkinliklerine Katılacak Yazarlar:&lt;br /&gt;Ayşe Kilimci, Beşir Ayvazoğlu, Gülten Dayıoğlu, İskender Pala, Kemal Özer, Mehmet Güler, Necati Mert, Nursel Duruel, Rasim Özdenören, Refik Durbaş, Sadık Yalsızuçanlar, Selim İleri, Sevinç ÇokumIII. Sakarya Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Günleri okul etkinliklerine katılacak 48 yazarın adları:&lt;br /&gt;Abdülkadir Budak, Ayfer Gürdal Ünal, Ayla Çınaroğlu, Aysel Gürmen, Ayşe Kilimci, Ayşe Çekiç Yamaç, Aytül Akal, Beşir Ayvazoğlu, Bilgin Adalı, Çetin Öner, Ekrem Güneş, Erol Büyükmeriç, Fatih Erdoğan, Gökhan Akçiçek, Gülsevin Kıral, Gülsüm Cengiz, Gülten Dayıoğlu, H. Salih Zengin, Handan Derya, Hasan Lâtif Sarıyüce, İncila Çalışkan, İskender Pala, Kemal Özer, Mavisel Yener, Mehmet Güler, Melek Güngör, Mevlâna İdris Zengin, Mine Soysal, Mustafa Özçelik, Mustafa Ruhi Şirin, Muzaffer İzgü, Necati Mert, Nur İçözü, Nursel Duruel, Rasim Özdenören, Refik Durbaş, Sadettin Kaplan, Sadık Yalsızuçanlar, Selim İleri, Serpil Ural, Sevim Ak, Sevinç Çokum, Seza Kutlar Aksoy, Simla Sunay, Yalvaç Ural, Yücel Feyzioğlu, Zeynep Cemali&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;III. Sakarya Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Günleri’nin Onur Konuğu Yalvaç Ural.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuyan Şehir Sakarya Etkinlikleri Sözcüsü Mustafa Ruhi Şirin’in bu yılki etkinlik programıyla ilgili açıklaması :&lt;br /&gt;“Okuyan Şehir Sakarya etkinlikleri, örgün ve yaygın eğitim çerçevesinde, şehir ölçekli okuma alışkanlığı kültürüne yönelik programların gerçekleştirilmesi amacıyla düzenleniyor. Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı öğretiminde çocuk ve gençlik edebiyatından yararlanmaya öncelik veren bu proje, çok amaçlı bir okuma programı özelliği taşıyor. Üçüncü yıl etkinliklerinde okul, kütüphane, yetiştirme yurdu, toplum merkezi, halk eğitim merkezi, üniversite ve fuarda düzenlenecek okuma saatleri, yazar-okur buluşmaları, söyleşilerle her yaştan okurun katılımına öncelik verilecek. Okuyan öğrenci, öğretmen, anne-baba düzeyine göre düzenlenen kültürel etkinliklerle, Sakarya’da okuma ilgisinin yükselmesi umut verici olmuştur. Okuyan Şehir Sakarya projesinin Okuyan Türkiye için örnek olmasını diliyoruz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://okuyansehirsakarya.org/index.html"&gt;http://okuyansehirsakarya.org/index.html&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-8342025731047659237?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/8342025731047659237/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=8342025731047659237&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/8342025731047659237'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/8342025731047659237'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2007/04/ocuk-treni-sakarya-yolculuuna-hazr.html' title='Üç Çocuk Treni Sakarya yolculuğuna hazır'/><author><name>ali ömer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08900210832829932454</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_epE9Sx_UMv0/Rg_8hkGEIwI/AAAAAAAAACA/hz0IgxZBNpc/s72-c/Selection.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-7080784331415619019</id><published>2007-03-27T12:45:00.000+03:00</published><updated>2008-12-10T01:39:30.103+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='festival'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tiyatro'/><title type='text'>"Küçük Hanımlar Küçük Beyler"  3. Uluslararası Çocuk Tiyatroları Festivali</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_YeaESse5MMc/RgjszSw5neI/AAAAAAAAABg/HqM6gNkgG-k/s1600-h/Selection.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_YeaESse5MMc/RgjszSw5neI/AAAAAAAAABg/HqM6gNkgG-k/s400/Selection.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5046543748423065058" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl 23 Nisan 2007 tarihinde 3. kez gerçekleştirilmesi planlanan "Küçük Hanımlar Küçük Beyler" Çocuk Tiyatroları festivali hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü 24-29 Nisan 2007 tarihleri arasında, Ankara “Küçük Hanımlar Küçük Beyler” Uluslararası Çocuk Tiyatroları Festivali düzenleyecektir. Festivalde; kukla, gölge oyunu, kara tiyatro, dans tiyatrosu, opera, bale ve sokak tiyatrosu gibi farklı tekniklerin kullanıldığı çocuk oyunları; seminer ve söyleşi gibi etkinliklerin yer alması planlanmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Festival Web Sitesi Yeni Görünümü ile Hizmetinizdedir.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.devtiyatro.gov.tr/23nisan"&gt;http://www.devtiyatro.gov.tr/23nisan&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-7080784331415619019?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/7080784331415619019/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=7080784331415619019&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/7080784331415619019'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/7080784331415619019'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2007/03/kk-hanmlar-kk-beyler-3-uluslararas-ocuk.html' title='&quot;Küçük Hanımlar Küçük Beyler&quot;  3. Uluslararası Çocuk Tiyatroları Festivali'/><author><name>erdal s. pınar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03889915522077710214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_YeaESse5MMc/RgjszSw5neI/AAAAAAAAABg/HqM6gNkgG-k/s72-c/Selection.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-4756855179767979527</id><published>2007-03-15T22:47:00.000+02:00</published><updated>2007-03-15T23:14:34.548+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir'/><title type='text'>Kırmızı Çilekler .. Zeynep Yalsızuçanlar'ın şiirleri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.sadikyalsizucanlar.net/turkce/sirlitugla/images/kirmizi.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 398px; height: 297px;" src="http://www.sadikyalsizucanlar.net/turkce/sirlitugla/images/kirmizi.jpg" alt="" border="1" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Gökyüzü&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Gökyüzü olağanüstüdür&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Gün güzeldir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Gökyüzü esiyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Gizli bir hazine gibidir gün&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Ondan daha güzel bir şey yoktur&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Toprak&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Toprak güzel gün gibi konuşuyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Yağmur onu ıslatıyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Güzel kokular yayılıyor havada&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Kokular aklımdaki kelimeleri yok ediyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Annem&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Annem çok güzeldir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Onunla birlikte gün&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;bir piknik sepetinden daha güzel oluyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Ailem&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Ailem, güneşin ışıklarında gizlenmiş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Bir hazineden daha güzeldir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Kırmızı Çilekler&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Kırmızı çilekler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Lezzetli bir ekmek gibi kokuyorlar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Sanki havada&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Çözülmüşler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Allah&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Allah nedir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Mucize mi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Öz mü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Saçma&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Allah öz olamaz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Babam&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Babam yazardır&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Bizimle yürüyüşe çıkar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Bize çoook leziz mevyveler toplar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Sürekli bilgisayar başındadır&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Bazen çok konuşur&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Laf torbası olur&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Bana çamların kokusunu öğretti&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Bana sürekli yeni şeyler öğretiyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Bahçemize su ile hayat veriyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Bazen beni sinir ediyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Sürekli bir şeyler istiyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Ama onu çoook seviyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;*********&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Zeynep Yalsızuçanlar&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;13.Eylül.2001 doğumlu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Ankara'da yaşıyor. Resim yapmayı, çilek ve dondurma yemeyi çok seviyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;Arada, odasının penceresinden dışarı, özellikle gökyüzüne bakarak şiir söylüyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="font-family: lucida grande; font-weight: bold;" href="http://www.sadikyalsizucanlar.net/turkce/sirlitugla/masal/kirmizicilekler.html" target="_blank"&gt;&lt;br /&gt;Zeynep'in diğer şiirleri...&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-4756855179767979527?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/4756855179767979527/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=4756855179767979527&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/4756855179767979527'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/4756855179767979527'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2007/03/krmz-ilekler-zeynep-yalszuanlarn.html' title='Kırmızı Çilekler .. Zeynep Yalsızuçanlar&apos;ın şiirleri'/><author><name>ali ömer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08900210832829932454</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-6267496750305459000</id><published>2007-02-23T22:14:00.000+02:00</published><updated>2007-02-26T16:42:11.992+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir'/><title type='text'>D O Ğ A M</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://artfiles.art.com/images/-/Natasha-Wescoat/June-Tree-Poster-C12269018.jpeg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://artfiles.art.com/images/-/Natasha-Wescoat/June-Tree-Poster-C12269018.jpeg" alt="" border="2" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;gelin yüzlü papatyalar,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;kırın en güzel süsüdür.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;yaz, ağaca küpe takar,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;gümüş dere hep akar...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;artık hava kararınca&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;yuvasındadır karınca&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;ne solan çiçek, duran su&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;" &gt;ne karıncanın uykusu&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 51, 255);"&gt;H. Rümeysa Çolak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kadıköy İkbaliye İlköğretim Okulu &lt;br&gt;6. sınıf öğrencisi&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.zarifce.com/"&gt;Gülücük dostu&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-6267496750305459000?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/6267496750305459000/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=6267496750305459000&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/6267496750305459000'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/6267496750305459000'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2007/02/doam.html' title='D O Ğ A M'/><author><name>ali ömer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08900210832829932454</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-8740132082818749468</id><published>2007-02-10T17:54:00.000+02:00</published><updated>2007-02-10T18:04:59.797+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yarışma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gonca Dergisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='resim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hikaye'/><title type='text'>GONCA DERGİSİ 5. GELENEKSEL RESİM VE HİKÂYE YARIŞMASI</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.goncadergisi.com/yarisma.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 460px; height: 158px;" src="http://www.goncadergisi.com/yarisma.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Gonca Dergisi çocuklara yönelik yayınları artırmak, bu alanda yazanları ve çizenleri teşvik etmek amacıyla “Hikâye ve Resim” yarışması düzenledi. Bu yıl beşincisi gerçekleşecek olan yarışmanın şartları şöyle:&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;• Yarışma Hikâye ve Resim alanlarında yapılacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Yarışmada üç kategori bulunacak olup sıralama şu şekildedir:&lt;br /&gt;* 14 yaş altı&lt;br /&gt;* 14 – 17 yaş&lt;br /&gt;* 18 yaş ve üzeri (Yaş hesabı yarışmanın başladığı 1 Aralık 2006 esas alınarak yapılacaktır.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Hikâye dalında yarışmaya katılacak olanlar ikişer çalışma gönderme mecburiyetindedirler. Gönderilecek hikâyeler dergimize rumuzlu bir şekilde gönderilecektir. Her bir hikâye en az bir A4; en fazla on A4 sayfası olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;• Hikâye dalında konu: ”Çocukların dünyasına hitap etmek şartıyla” serbesttir.&lt;br /&gt;• Resim dalında konu: ”Farkına Varamadıklarımız” olarak belirlenmiştir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;• Resim dalında yarışmaya eser gönderecekler yarışmaya en fazla üç eserle katılabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Gönderilecek hikâye ve resimlerin daha önce başka bir yarışmaya katılarak ödül almamış olması ve başka bir yerde yayınlanmamış olması gerekmektedir.&lt;br /&gt;• Yarışmacılar, eserleriyle birlikte kısa özgeçmişlerini, TC kimlik fotokopilerini, telefon ve adres bilgilerini göndermek zorundadırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• G&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;önderilecek çalışmalar en geç 4 Mayıs 2007 günü mesai bitimine kadar&lt;/span&gt; “Gonca Dergisi Hikâye – Resim Yarışması, Emniyet Mah. Huzur Sok. No:5 Üsküdar / İSTANBUL adresine posta, kargo veya elden &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;teslim edilmelidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Tel: 0216 318 60 11&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Resim dalında gönderilen eserlerin büyüklüğü en az A4 (dosya kâğıdı) ebadında olmalıdır. El boyaması olmayan çalışmalar kabul edilmeyecektir.&lt;br /&gt;• Yarışmada dereceye girenler, Gonca dergisinin Eylül 2007 sayısında açıklanacaktır.&lt;br /&gt;• Yukarıdaki şartların herhangi birini yerine getirmeyenlerin çalışmaları değerlendirmeye alınmayacaktır. Yarışmada dereceye giren ve yayımlanmaya değer görülen hikâyeler Gonca dergisinde yayımlanabilecektir. Yayımlanacak eserlere ayrıca telif ödenmeyecektir.&lt;br /&gt;• Yarışmaya katılan eserler dereceye girsin ya da girmesin iade edilmeyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hikâye Değerlendirme Kurulu:&lt;/span&gt; Mehmet ERDOĞAN,&lt;br /&gt;Osman KAPLAN, Muhittin KÜÇÜK, Murat KAYA, H. Ahmet GÖKÇE, Erdoğan TÜCAN, Eyüp ÖZDEMİR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Resim Değerlendirme Kurulu:&lt;/span&gt; Engin ÇİFTÇİ,&lt;br /&gt;İsmail ABAY, Zülker MEYDAN, Öznur KALENDER, Ahmet KESGİN, Yavuz TURHAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table style="width: 585px; height: 189px;" border="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td height="163" width="348"&gt;&lt;p align="center"&gt;&lt;strong&gt;HİKAYE ÖDÜLLERİ &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;                              &lt;div align="left"&gt;                 &lt;table style="width: 295px; height: 124px; color: rgb(0, 0, 0);" border="1"&gt;                   &lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;                     &lt;td width="90"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;1.Kategori&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;                   (14 Yaş Altı)&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;td width="93"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;2.Kategori&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;                   (14-17 Yaş)&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;td width="123"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;3.Kategori&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;                   (18 Yaş ve Üstü)&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;                   &lt;/tr&gt;                   &lt;tr&gt;                     &lt;td&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;                    1) 500 YTL. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;td&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;1) 600 YTL.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;td&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;1) 1.500 YTL.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;                   &lt;/tr&gt;                   &lt;tr&gt;                     &lt;td&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;2) 400 YTL.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;td&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;2) 500 YTL.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;td&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;2) 1.000 YTL.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;                   &lt;/tr&gt;                   &lt;tr&gt;                     &lt;td&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;                    3) 300 YTL. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;td&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;3) 400 YTL. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;td&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;3) 750 YTL.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;                   &lt;/tr&gt;                                                 &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;             &lt;/div&gt;&lt;/td&gt;             &lt;td width="369"&gt;               &lt;p align="center"&gt;&lt;strong&gt;RESİM ÖDÜLLERİ &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;               &lt;div align="left"&gt;                 &lt;table style="width: 298px; height: 124px; color: rgb(0, 0, 0);" border="1"&gt;                   &lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;                     &lt;td width="90"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;1.Kategori&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;                     (14 Yaş Altı)&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;td width="93"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;2.Kategori&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;                     (14-17 Yaş)&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;td width="123"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;3.Kategori&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;                     (18 Yaş ve Üstü)&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;                   &lt;/tr&gt;                   &lt;tr&gt;                     &lt;td&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; 1) 500 YTL. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;td&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;1) 600 YTL.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;td&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;1) 1.000 YTL.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;                   &lt;/tr&gt;                   &lt;tr&gt;                     &lt;td&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;2) 400 YTL.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;td&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;2) 500 YTL.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;td&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;2) 750 YTL.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;                   &lt;/tr&gt;                   &lt;tr&gt;                     &lt;td&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; 3) 300 YTL. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;td&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;3) 400 YTL. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;                     &lt;td&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;3) 500 YTL.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;                   &lt;/tr&gt;                 &lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;               &lt;/div&gt;&lt;/td&gt;           &lt;/tr&gt;           &lt;tr&gt;             &lt;td&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.goncadergisi.com/resimyarisma.php"&gt;Gonca Dergisi&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-8740132082818749468?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/8740132082818749468/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=8740132082818749468&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/8740132082818749468'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/8740132082818749468'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2007/02/gonca-dergisi-5-geleneksel-resim-ve.html' title='GONCA DERGİSİ 5. GELENEKSEL RESİM VE HİKÂYE YARIŞMASI'/><author><name>ali ömer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08900210832829932454</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-4874795415531085255</id><published>2007-02-10T16:49:00.000+02:00</published><updated>2007-02-09T01:42:13.763+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kitaphaber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Harry Potter'/><title type='text'>Harry Potter'ın 7. ve son kitabı tamamlandı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.hpff.net/resimler/icerik/yedincikitapgiris.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 130px; height: 158px;" src="http://www.hpff.net/resimler/icerik/yedincikitapgiris.jpg" alt="" border="1" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;JK Rowling, Harry Potter serisinin son kitabı olan Harry Potter and the Deathly Hallows'u, İngiltere'nin Edinburgh kentindeki Balmoral otelinin 652 numaralı odasında, bundan yaklaşık 3-4 hafta önce yani 11 Ocak tarihinde bitirdi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harry Potter serisinin yazarı J.K. Rowling, dizinin yedinci ve son bölümü "Deathly Hollows"u bitirdiğini, bir otel odasına &lt;a href="http://www.sihirbaslasin.net/galeri/albums/userpics/10004/books_events_jofinished_01.jpg" target="_blank"&gt;bıraktığı notla bildirdi. &lt;/a&gt;Rowling, mermer bir heykelin arkasına siyah kalemle "JK Rowling, Harry Potter’in yedinci ve son kitabı ’Deathly Hollows’u (Harry Potter ve Ölümcül Takdis) bu 652 numaralı odada 11 Ocak 2007’de bitirdi" diye yazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harry Potter kitaplarının sonuncusu "Deathly Hollows’u (Harry Potter ve Ölümcül Takdis)" 21 Temmuz’da yayınlanacak. Kitabın Türkiye yayıncısı YKY ve muhtemelen yine Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutlu tarafından Türkçe'ye çevirilecek.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Son kitapla ilgili soylentiler:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rowling'in dediğine göre son kitabın son kelimesi "yara izi" imiş...&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.canoe.com/divertissement/livres/nouvelles/2006/12/21/potter_harry.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.canoe.com/divertissement/livres/nouvelles/2006/12/21/potter_harry.jpg" alt="" border="1" /&gt;&lt;/a&gt;"Bu size gosterip gostermemekte kararsiz oldugum şey... Bu 7.kitabın son bölümü. Yani herşeyin sonlandığı bir sonuç bölümü. Ve basitçe herkes okuldan ayrıldıktan sonra neler oldugunu açikladım-kimin sağ kaldiğı-ve olumler-daha çok ölümler geliyor. Her zaman kendime 'Sona ulaşacaksın, bir gün 7.kitabı yazacaksın ve sonra buna ihtiyacın olacak!' derdim. Yani evime gelip dolapları gizlice karıstıracak çocuklara şimdiden hatırlatmak isterim ki artık burada değil o- çok, çok ama çok acik nedenlerden dolayı onu artık evde tutmuyorum. Ama şimdi burada..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  *&lt;br /&gt;    -Harry 7.kitapta, yedinci ve son yilinda olacak. Yedinci kitap ile ilgili olaylar 31 Temmuz 1997 tarihi ile okulun bir sonraki kapanis tarihi 1998 Haziran'i arasinda olacak.&lt;br /&gt;  *&lt;br /&gt;    -Harry 17. yas gununden once son bir kez daha Dursleys'lere gidecek. Godric'in Kovuguna gitmeyi planliyor, ayrica Temmuz ayinda Bill ve Fleur'un evlilik torenlerine de katilacak.&lt;br /&gt;  *&lt;br /&gt;    -Harry 17 Temmuz 1997 tarihinde 17 yasina girecek ve buyucu dunyasinda resit olarak, cisimlenme ehliyeti alacak. Neville Longbottom'da Harry gibi 1997 Temmuz'unun sonunda 17 olacak. Hermione ve Ron zaten 17 yasindalar.&lt;br /&gt;  *&lt;br /&gt;    -Yedinci Kitapta, Lily ile ilgili cok onemli birseyi ogrenecegiz.&lt;br /&gt;  *&lt;br /&gt;    -"simdi Harry'nin annesi hakkinda onemli birsey - gercekten cok onemli birsey var bunu iki, iki bolumde ogreneceksiniz. Besinci kitapta onun hakkinda cok sey bulacaksiniz, veya besinci kitapta cok onemli birseyi ogreneceksiniz ve yedinci kitapta onun hakkinda cok ama cok onemli birsey daha ogreneceksiniz."&lt;br /&gt;  * -Beklenilen ilginc olaylar da var, eger okul normal prosedurune devam ederse sunlar olacak:&lt;br /&gt;  *&lt;br /&gt;    -Harry'nin yedinci yili icin Hogwarts'a donecegi kesin degil. Bu yili Horcrux'lari bulup yok etmek icin harcamayi dusunuyor.&lt;br /&gt;  *&lt;br /&gt;    -Ayrica Hogwarts'in 1997-1998 yillari arasi acilip acilmayacagi da kesin degil. Ama eger acilirsa, asagidaki kesin olaylar gerceklesecek:&lt;br /&gt;  *&lt;br /&gt;    -Harry'nin yilindan iki ogrenci, kizlar ve erkekler basi secilecek. Bu kisilerin Gryffindor olmasi sart degil.&lt;br /&gt;  *&lt;br /&gt;    -Harry ve sinif arkadaslari en zor sinavlari yani FYBS'lerine girecek ve buyucu dunyasi icin kariyer hazirliklari yapacaklar.&lt;br /&gt;  *&lt;br /&gt;    -Kitabin son bolumu yazilmis durumda. bu bolumde, oyku bittiginde herkese neler oldugu yazacak. Hogwarts'dan sonra bir universite olmayacak ve daha fazla Harry Potter kitaplari yazilmayacak.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;Filmler [Son film [7. kitap] 2010'da]:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;J.K. Rowling'in tüm dünyada milyonlarca satan kitabından beyazperdeye uyarlanan serinin ilk filmi 'Harry Potter ve Felsefe Taşı' (Harry Potter and the Sorcerer's Stone), 2001 yılında seyirciyle buluşmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seri, 2002'de 'Harry Potter ve Sırlar Odası' (Harry Potter and the Chamber of Secrets) ile devam etmişti. Her iki filmin yönetmenliğini de Chris Columbus üstlenmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seriden 2004 yılında Alfonso Cuaron'un yönettiği 'Harry Potter ve Azkaban Tutsağı' (Harry Potter and the Prisoner of Azkaban) 2004'te, Mike Newell'ın yönetmen koltuğuna oturduğu 'Harry Potter ve Ateş Kadehi' (Harry Potter and the Goblet of Fire) ise geçtiğimiz yıl izleyiciyle buluşmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serinin beşinci halkası 'Harry Potter ve Zümrüdü Anka Yoldaşlığı' (Harry Potter and the Order of the Phoenix) 13 temmuz 2007'de vizyona girecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;J.K Rowling'in kaleme aldığı Harry Potter serisinin altıncı halkası olan 'Harry Potter ve Melez Prens', 21 kasım 2008 tarihinde seyirciyle buluşacak.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-4874795415531085255?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/4874795415531085255/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=4874795415531085255&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/4874795415531085255'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/4874795415531085255'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2007/02/harry-pottern-7-ve-son-kitab-tamamland.html' title='Harry Potter&apos;ın 7. ve son kitabı tamamlandı'/><author><name>ali ömer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08900210832829932454</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-2036690947005792374</id><published>2007-01-22T00:52:00.000+02:00</published><updated>2007-01-22T00:54:54.898+02:00</updated><title type='text'>Öğrenciler Mevlânâ için yarışacak</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://genclik.zaman.com.tr/images/2007/01/21/mevlana.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: right; cursor: pointer; width: 140px; height: 166px;" src="http://genclik.zaman.com.tr/images/2007/01/21/mevlana.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Konya, uluslararası bir olimpiyata hazırlanıyor. Merve Eğitim Kurumları’nın düzenlediği ‘Mevlânâ’nın İzinde Barış ve Hoşgörü Olimpiyatı’nda dünyanın her yerinden öğrenciler proje ve tasarımları ile yarışacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eserleri bütün dünya tarafından bilinen ve okunan büyük alim ve düşünürümüz Mevlânâ’yı tanıyor muyuz? Çoğumuzun bu soruya dört başı mamur bir ‘evet’ demesi zor. Hadi gençlerin, yetişkinlere göre bilgileri, tecrübeleri daha azdır ve bilemeyebilirler diyelim; ama yetişkinlerin çoğu da doyurucu bir cevap veremezler bu soruya. İsterseniz deneyin, Mevlânâ’yı sorduğunuzda, onun derin bir hoşgörüsünün olduğunu belirtir ve ona ait olduğu söylenen şu sözü söyleyiverirler: ‘Ne olursan ol, yine gel.’ Ve çoğu zaman Mevlânâ ile ilgili bilgi, bu sözle başlar ve biter. &lt;span class="fullpost"&gt;Çünkü itiraf etmesi acı da olsa gerçek şu: Büyük bir ilim ve düşünce adamı olan Hz. Mevlânâ’yı gerçekten tanımıyor ve onun muhteşem eseri Mesnevi’yi, dünyada en çok okunan kitap olsa da, bilmiyor ve okumuyoruz. Ve medyada, Mevlânâ ile ilgili gündem ve bilgilenme ‘Şeb-i Arus’ haftasından bir gün sonraya bile geçemiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konya’dan geçtiğimiz günlerde gelen bir haber, Hz. Mevlânâ’nın ve düşüncesinin daha iyi anlaşılması adına yapılacak bir etkinlik haberi, sözünü ettiğimiz bu olumsuz tablonun silinmesi adına umut vaat ediyor. Konya’da ilköğretim okulları ve liseleri ile hizmet veren Merve Eğitim Kurumları, nisan ayında büyük bir etkinliğe hazırlanıyor. Etkinlik ise dünyada ilköğretim okullarında ve liselerde okuyan bütün öğrencilerin düzenlenen yarışma dallarında, düşünceleri, projeleri, önerileri ve eserleri ile katılıp yarışabileceği bir olimpiyat… Etkinliğin adı, ‘Mevlânâ’nın İzinde Barış ve Hoşgörü Proje Olimpiyatı’. Kısaltılmışı ise MEVİPO. Bu yıl ilki gerçekleşecek ve gelecek yıllarda da devam edecek olimpiyatın düzenleyicileri, etkinlik ile ilgili iyi niyetli pek çok gerekçe sıralamış. Özetle şöyle: Mevlânâ’nın hoşgörü düşüncesinin daha iyi anlaşılması, öğrencilerin üretkenlik ve araştırmacılık yönlerinin geliştirilmesi, Mesnevi ve Mevlânâ’nın daha iyi tanıtılması, yarışmaya katılarak farklı coğrafyalardan gelen öğrenciler arasında arkadaşlık ve kardeşlik duygularının kuvvetlendirilmesi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarışma olur da ödülsüz olur mu? Her yarışmada birinci olan proje sahibi öğrenciye ve ona danışmanlık yapan öğretmenine ödül var. Her alanda 1’inci olan proje 2.500 YTL, danışmanı 1.000 YTL alacak. Yarışmalarda 2’nci olan proje 1.500 YTL, danışmanı 750 YTL kazanacak. Yarışmalarda 3’üncü olan projeler ise 750’şer YTL, danışmanları da 500’er YTL alacak. Yarışmalar ile ilgili ayrıntılı bilgi almak isteyenler www.mevipo.org adresine ve 0332 211 04 66 No’lu telefona başvurabilir. Yarışmaya katılacaklardan projelerini en geç 24 Mart tarihinde ulaşacak şekilde göndermeleri isteniyor. Hem Mevlânâ’yı tanıyıp onun düşüncesini anlamak, hem de bununla ödül kazanmak isteyenler, işte size güzel bir fırsat… Süre çoktan başlamış bile…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;b.eren@zaman.com.tr&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;Öğrenciler Mevlânâ için yarışacak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olimpiyatın yarışma alanları, klasik ‘şiir resim ve kompozisyon’ üçlemesinden ibaret değil ve bugünün şartlarına hitap edecek nitelikte. Yarışmalar, ilköğretim ve lise öğrencilerinin katılabileceği şekilde iki ana gruba ayrılmış. Beş yarışma var ilköğretim öğrencilerinin katılabileceği… İlki ‘alan etüdü’. Bu dalda yarışmak için Mevlânâ’nın düşünce evreni ve eserleri üzerine bir araştırma yapmak ve bunu yazmak gerekiyor. Bu dalda finale kalan katılımcıların araştırmalarının sonuçlarını jüri üyeleri önünde 15 dakikalık bir sunum şeklinde takdim etmesi de gerekiyor. İkinci yarışma dalı ‘enstalasyon’. Katılımcıların görsel ifade ve yaratıcılıklarını gösterebileceği bu dalda barış ve hoşgörü konusu ele alınacak, yarışmacılar bir anlam ve estetik ifade edecek şekilde düzenlemeler ortaya koyacak. Üçüncü yarışma alanının adı ise ‘Hayalimdeki Mevlânâ’. Bu dalda yarışacaklar, hikâye, deneme ve mektup gibi türlerde bir kompozisyon kaleme alacak ve Mevlânâ hakkındaki kişisel düşüncelerini aktaracak. Bu yarışmada da finale kalacak öğrenciler, çalışmalarını jüri önünde 15 dakikalık bir sunumla seslendirecek. Dördüncü yarışma dalı ‘web tasarımı’. Geleceğin web tasarımcıları çalışmalarında Hz. Mevlânâ’nın düşünce birikimini sanal âleme taşıyacak. Son yarışma dalı ise resim. Mevlânâ’nın düşüncesini konu edinecek resimler yarışacak bu dalda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lise öğrencileri ise projeleri ile dört dalda yarışabilecek. ‘Mesnevi Yolculuğu’ adlı yarışma, Mesnevi’den herhangi bir bölüm üzerinde metin tahlili çalışmasını içeriyor. Bu yarışmada finale kalan katılımcılar çalışmalarını en fazla 15 dakikalık bir sunumla jüriye takdim edecek. Bir başka yarışma dalı ise ‘Ar-Ge Tabanlı Sosyal Projeler’ başlığını taşıyor. Katılımcılar bu dalda, barış ve hoşgörüye katkıda bulunacak, gündelik hayatta uygulanabilecek sosyal içerikli projeler üretecek. Bu grupta yer alan diğer iki yarışma da ilköğretim grubunda var olan web tasarımı ve alan etüdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;Mevlânâ Olimpiyatı’nda Zamfir resitali de var&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27 ve 29 Nisan tarihleri arasında Konya’da üç gün sürecek ‘Mevlânâ’nın İzinde Barış ve Hoşgörü Proje Olimpiyatı’ sadece yarışmalardan ibaret değil. Olimpiyat, uluslararası katılımlı söyleşilerin, dünyaca ünlü pan flüt ustası Zamfir’in resitalinin de olduğu konserlerin, sema gösterilerinin, sergilerin, ‘dört büyük’lerin oyuncularının olduğu spor karşılaşmalarının da olduğu geniş kapsamlı bir etkinlik… Baharda Mevlânâ’nın şehrinde, bu büyük mutasavvıfı ve düşüncelerini ‘Şeb-i Arus’ haftası dışına taşıyacak olimpiyat, öğrencilere de Mevlânâ’yı ve onun düşünce iklimini tanımak ve bunu yaparken de ödüller kazanmak için güzel bir fırsat sunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://genclik.zaman.com.tr/?bl=5&amp;amp;hn=138"&gt;&lt;br /&gt;Zaman-Gençlik&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-2036690947005792374?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/2036690947005792374/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=2036690947005792374&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/2036690947005792374'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/2036690947005792374'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2007/01/renciler-mevln-iin-yaracak.html' title='Öğrenciler Mevlânâ için yarışacak'/><author><name>erdal s. pınar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03889915522077710214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-116806998975909312</id><published>2007-01-06T09:46:00.000+02:00</published><updated>2007-01-06T09:53:09.770+02:00</updated><title type='text'>"Tatil olsun diye bomba ihbarı yaptı tutuklandı" (Basın)</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/93/1046/1600/852769/images.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/93/1046/320/45194/images.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yılbaşında bir dizi bombalama olayına sahne olan Tayland'da 12 yaşındaki bir kız çocuğu sahte bomba ihbarı yaptığı gerekçesiyle tutuklandı. Nontaburi kentindeki bir okulda bomba olduğu yönünde ihbar alan polis ihbarı değerlendirdi. İhbar asılsız çıkınca polis öğrencilerin haylazlık yapmış olma ihtimalini gözönüne aldı. Soruşturma sonucunda ihbarı 12 yaşındaki bir kız çocuğunun yaptığı ortaya çıktı. Adı açıklanmayan kız ağlayarak, "Kötü bir niyetim yoktu. Sadece okul tatil olsun da eve gideyim istedim" dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-116806998975909312?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/116806998975909312/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=116806998975909312&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116806998975909312'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116806998975909312'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2007/01/tatil-olsun-diye-bomba-ihbar-yapt.html' title='&quot;Tatil olsun diye bomba ihbarı yaptı tutuklandı&quot; (Basın)'/><author><name>timaş çocuk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://oybi.zarifce.com/bilgiagaci/bilim-sanat/siir/images/saricocukimage.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-116721076285876457</id><published>2006-12-27T11:07:00.000+02:00</published><updated>2006-12-27T11:12:42.870+02:00</updated><title type='text'>Sevgili Çocukluğum</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/93/1046/1600/914104/Hide%20n%20Seek.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/93/1046/320/693928/Hide%20n%20Seek.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Şimdi köşe başından&lt;br /&gt;Çıkıp gelse çocukluğum&lt;br /&gt;Eli yüzü çamur &lt;br /&gt;Afacanlığım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu filmi geri sarmanın&lt;br /&gt;Bir yolu yok mu Allahım&lt;br /&gt;Geri dönse diyorum&lt;br /&gt;Dizi yaralanmış günlerim&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Ciddiyim Allahım&lt;br /&gt;Yaramaz bir çocuk kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana verseler de gökdelenleri&lt;br /&gt;Değişmem ki asla&lt;br /&gt;Tavanı akan evimize&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deseler ki bu Mercedes senin&lt;br /&gt;Vallahi değişmem&lt;br /&gt;Ellerimle yaptığım&lt;br /&gt;Tahta arabama&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Samimiyim Allahım&lt;br /&gt;Oyuncağı kırılan bir çocuk kadar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili çocukluğum &lt;br /&gt;Seni bekliyorum&lt;br /&gt;Köşeden çıkıp gelmeni&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi çocukluğum&lt;br /&gt;Elma dersem çık&lt;br /&gt;Armut desem de..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-116721076285876457?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/116721076285876457/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=116721076285876457&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116721076285876457'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116721076285876457'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/12/sevgili-ocukluum.html' title='Sevgili Çocukluğum'/><author><name>timaş çocuk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://oybi.zarifce.com/bilgiagaci/bilim-sanat/siir/images/saricocukimage.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-116526042891852300</id><published>2006-12-04T21:12:00.000+02:00</published><updated>2006-12-04T21:32:02.823+02:00</updated><title type='text'>RÜYALAR DA OLMASA / Tayyibe Şebnem Eraslan</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/2009/2205/1600/23512/d%3F%3Fssel.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/2009/2205/320/129131/d%3F%3Fssel.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bizim dünyamızdan çoook çoook uzakta bir dünya daha vardır. Ne yazık ki bu dünya monotonluk ve sıkıcılık dünyasıdır. Burada her gün aynı geçer. Çocuklar için evden-okula, okuldan-eve; büyükler içinse evden-işe, işten-evedir. Burada tek eğlence vardır ki o da rüyalar limanında başlar. Bu liman “sıkıcılıklar ve monotonluklar” dünyasındaki halk için bir kurtuluş yoludur. Herkes bir an önce uyuyup rüyalar limanına ulaşmak ister. Biliyorum, şimdi “Bu rüyalar limanı da neresi?” diyeceksiniz. Rüyalar limanı tam bir şölen yeridir. Oradaki en büyük gemiye- yani limanın tek gemisine- ulaştın mı, tamam! Pastalar, çörekler, alabildiğince dondurma ve sınırsız eğlence… İstersen çatlayana kadar ye, sabah uyandığında yine zıpkın gibi kalkarsın. O gemide herkese ayrı bir kamara düşer. Bu gemi insanların hayal denizinde yüzer. Fakat sonu kaçınılmaz bir kâbusla biten bir sorun vardır burada. Bunu söylemeye dilim varmıyor; fakat eğer bu ballandıra ballandıra anlattığım hayallere dalar da gemiden zamanında inmezsen seni ertesi güne kadar boğan ve çileden çıkaran kâbuslar başlar. Seni en büyük korkuların izler.&lt;br /&gt;Şimdi bizim saf arkadaşımız Cem, bir gün rüyalarına kapılıp, kâbusların onu boğmasına izin vermiş. Tam da eğlencenin en zevkli yerinde…&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;- Aman sabahlar olmasın! Niye insanlar hep bu gemiden inmek zorundaki.&lt;br /&gt;Tam da bu sırada ağzına atmak için acele ettiği böğürtlenli pastadan siyah kurtçuklar çıkmaz mı!&lt;br /&gt;— Ay bu da ne böyle, diyerek pastayı elinden fırlattı. Hemen saatine baktı.&lt;br /&gt;— Hayır olamaz! Daha tam bir saat var gemiden inmeye; saatler ileri mi alındı acaba?  Diye düşündü. Keyfini bozmamak için ona her zaman meyve sunan sarışın kızın yanına gitti.&lt;br /&gt;O da ne! Sarışın kız birden Fredyy’e dönüşmüş ve tam da karşısında kaşlarını çatmış ona bakıyordu.&lt;br /&gt;Fredyy: - Son yapılan matematik sınavından da kırk beş almışsın. Bunu da benim ağzımdan duy istedim. Kulağından tutarak, "- Seni tembel yumurcak yedinci sınıfa geldin hala şu dersten şöyle okkalı bir not alamadın." dedi.&lt;br /&gt;Bu mendeburun elinden kurtulmalıydı. Neredeyse kulağı kafasından&lt;br /&gt;ayrılacaktı. Kurtulmayı başardı. Fredyy'den kaçarken o da arkasından koşuyordu. Yapacak bir şey yoktu. Gördüğü ilk palmiye ağacının tepesine tırmandı. Fredyy aşağıda testeresiyle onu bekliyordu. Yukarda olduğu için kendini bir an güvende hissetti. Fakat o da ne! Palmiye ağacının yaprakları birden yılanlara dönüştü. Hepsi ona dil çıkarıyordu. Yılanlar hep bir ağızdan:&lt;br /&gt;—Merhaba küçük şaşkın, gemiden inmeye geç kaldın!diyerek ona kahkahayla birlikte dil çıkarıyorlardı.&lt;br /&gt;—Şimdi ben ne yapacağım; anne, anneciğim…&lt;br /&gt;      Sonunda olanlar oldu; deniz yükseldi yükseldi, dağ kadar büyük dalgalar oluştu. Cem çaresiz azgın dalgaların altında kaldı. Tam boğuluyordu ki, annesi uyandırdı.Annesi şaşkınlıktan donakalmıştı.&lt;br /&gt; — Oğlum seni çok merak ettik, sahi neden böyle sırılsıklamsın?&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-116526042891852300?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/116526042891852300/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=116526042891852300&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116526042891852300'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116526042891852300'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/12/ryalar-da-olmasa-tayyibe-ebnem-eraslan.html' title='RÜYALAR DA OLMASA / Tayyibe Şebnem Eraslan'/><author><name>yunusnadir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06857964873263085366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://i77.photobucket.com/albums/j68/cahidefgan/yunusavtr02.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-116471468664364593</id><published>2006-11-28T13:48:00.000+02:00</published><updated>2006-11-28T14:00:37.240+02:00</updated><title type='text'>Bir çocuğun dünyaya haykırışı</title><content type='html'>Dünyayı kasıp kavuran açlık, yoksulluk ve en önemlisi de savaşlardan en çok etkilenen hiç şüphesiz çocuklar. Annesiz, babasız kalan, şiddetin şokunu ömür boyu omuzlarında taşıyan çocuklar... Dünyanın bu gidişatına da en güzel cevabı kirlenmemiş dünyasıyla herhalde bir çocuk verebilirdi... 10 yaşındaki Declan Galbraith'in yaptığı gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiltere'de yaşayan ve aslen İrlandalı bir ailenin çocuğu olan Declan Galbraith muhteşem sesiyle savaşı, açlığı, yoksulluğu, ölümleri sorguluyor. Çocuk yaşına rağmen sesi ve yorumuyla müzik eleştirmenlerinin bir numarası olan, Declan, çivisi çıkan dünyayının halini kendisi için özel yapılan bir şarkı sorguluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte size Declan Galbraith'in kendisine ödüller getiren video klibi: Anlatın bana 'neden'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/_j6IBdHW_rY" width="425" height="350" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;İşte video klipteki şarkının sözleri:&lt;/span&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rüyamda çocuklar dünyadaki her kız ve erkek çocuğu için şarkı söylüyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökyüzü maviydi, yeryüzü yeşil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve herkes aynı dili konuşuyordu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zayıf insanlar bile mutluydu..Dünya her insan içindi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlatın bana "neden?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşey neden böyle olmalı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlatın bana neden?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka bir şekilde de olabilirdi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlatın bana neden?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlamıyorum, insanlar neden birbirini incitiyor, neden?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her gün kendime soruyorum,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyüyüp adam olduğumda ne yapmalıyım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim gerçekliğim savaşa karşı dimdik durmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese kim olduğumu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımın ne için olduğunu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve ne yapabileceğimi göstermek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlatın bana "neden", anlamıyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlatın bana "neden"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşey neden böyle olmalı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlatın bana "neden?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka bir şekilde de olabilirdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlatın bana "neden",&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlamıyorum, insanlar niçin birbirini incitiyor, neden?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇEVİRİ: Yeşim KALE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.moralhaber.com"&gt;moral haber&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-116471468664364593?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/116471468664364593/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=116471468664364593&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116471468664364593'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116471468664364593'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/11/bir-ocuun-dnyaya-haykr.html' title='Bir çocuğun dünyaya haykırışı'/><author><name>timaş çocuk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://oybi.zarifce.com/bilgiagaci/bilim-sanat/siir/images/saricocukimage.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-116464402393421153</id><published>2006-11-27T17:36:00.000+02:00</published><updated>2006-11-27T18:13:43.950+02:00</updated><title type='text'>Muştu'dan çocuklar için dini ve milli eserler</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Kaynak Kültür Yayın Grubu'nun çocuk eğitimine katkıda bulunmak, milli ve manevi duyguları yeni nesillere aktarmak için kurduğu Muştu Yayınları, "örnek bir nesil için..." sloganıyla yeni eserler yayaınlamayı sürdürüyor. İşte yayınevinin son çıkan kitapl&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://image.haber7.com/haber/46393.jpg" align="left" border="0" height="200" width="270" /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;NAMAZ KILMAYI ÖĞRENİYORUM&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Merhaba Arkadaşlar, Benim adım Murat. Çok şirin bir kasabada yaşıyorum. Orada bir de camimiz var. Bir gün Halil Hoca arkadaşlarım ve beni camiye davet etti. Çünkü bizlere namaz kılmayı öğretecekti. Acaba namaz kılmayı hemen öğrenebilecek miydik? Halil Hoca, bizlere neler anlatacaktı? Arkadaşlarım ve ben namaz kıldıktan sonra neler hissedecektik?&lt;br /&gt;Hepimiz merakla camiye gittik. Çok güzel bir gündü. Hem de çok...&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://image.haber7.com//haber/46389.jpg" align="right" border="0" height="154" width="150" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ABDEST ALMAYI ÖĞRENİYORUM&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merhaba Arkadaşlar, Benim adım Murat. Çok şirin bir kasabada yaşıyorum. Orada bir de camimiz var. Arkadaşlarımla, camideki şadırvanının etrafında oynamayı çok seviyoruz. Bir gün Halil Hoca, hepimizi camiye çağırdı. Acaba Hali Hoca bize neler anlatacaktı? Masal mı? Yoksa yeni bir oyun mu? Arkadaşlarımla birlikte, merakla camiye gittik. Orada bir sürprizle karşılaştık. Hem de çok tatlı bir sürpriz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://image.haber7.com//haber/46392.jpg" align="left" border="0" height="216" width="150" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;GÜZEL DİNİM   (8 Yaş ve Üzeri)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sevgili Peygamberimiz çocukları çok severdi. Dinimizi öğrenmeye çalışan ve bunun için gayret gösteren çocukları daha çok severdi.&lt;br /&gt;Hikâyeler, bulmacalar, bilmeceler, boyama sayfaları, çizgi hikâyeler, Sevgili Peygamberimizin hayatıyla ilgili bilgileri bu kitapta bulacaksınız. Güzel dinimizle ilgili bilmemiz gerekenleri de...&lt;br /&gt;Bu şekilde Biricik Peygamberimizin en çok sevdiği çocuklar arasına girmeye çalışacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;GÜZEL DİNİM   ( 11 Yaş ve Üzeri)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İnsanın dünyada sahip olabileceği en büyük nimet Allah'a inanmak ve O'na iyi bir kul olmaktır. Kulluğun gerektirdiği bazı görevler nelerdir?&lt;br /&gt;Yüce Allah'ın bizi sevdiğini nasıl anlarız?Melekler niçin yaratılmıştır? Peygamberler ve mukaddes kitaplar niçin gönderilmiştir?&lt;br /&gt;Öldükten sonra dirilecek miyiz? Cennete gitmek için neler yapmalıyız? Müslüman olmanın ilk şartı nedir?&lt;br /&gt;Niçin namaz kılıyoruz? Namaz, oruç ve zekât gibi ibadetler toplum hayatımıza mutluluk getirir mi? İmanın ve İslamın şartlarını en güzel şekilde bu kitapta öğreneceksiniz. Maceralı hikâyeler, kıssalar, bulmacalar, zevkle okuyacağınız şiirler ve daha nice ilginç bilgiler sizi bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;YARIM ELMA&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Okuldan sonra arkadaşlarımla mahallemize doğru yürümeye başladık. Haticelerin evinin yol ayrımına gelince o bizden ayrıldı. Zaten her zaman böyle yapardı. Diğer arkadaşlarımla yolumuza devam ettik. Derken bizim evi gören&lt;br /&gt;tepeye gelmiştik. Eve doğru bakınca bir de ne göreyim? Gözlerime inanamadım. Âdeta donup kalmıştım. Sonra koşarak eve yöneldim. Peşimden arkadaşlarım:&lt;br /&gt;- Ayşe dur, ne oldu? Neden aniden koşmaya başladın, diye bağırıyorlardı. Ama ben hiç birini duyacak durumda değildim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;OSMAN GAZİ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://image.haber7.com//haber/46390.jpg" align="right" border="0" height="236" width="150" /&gt;&lt;br /&gt;Osman Gazi Bursa'yı, İstanbul'u kendine hedef seçmiş bir kumandandı. Savaşta en önde yer alacak kadar cesurdu.&lt;br /&gt;Bütün hayatını kıl çadırda geçirecek kadar da tevazu sahibiydi.&lt;br /&gt;Altı asır yaşayıp üç kıtaya hâkim olacak bir devletin ilk tohumu Söğüt'te atıldı.&lt;br /&gt;Gün geldi ata bindi, gün geldi ok attı Osmancık.Günler birbirini kovalarken deli dolu bir delikanlı oldu.&lt;br /&gt;İlk dersini .Şeyh Edebali'den aldı. Gece yatması için yatak serdiler. Ama o duvarda asılı duran Kur'ân-ı Kerim'i görünce saygıdan dolayı sabaha kadar uyumadı. Bunu izleyen diğer gecede ise rüyasında Kayıların bir çınar gibi dört kıtaya yayılışının müjdesini aldı.&lt;br /&gt;Hayatı boyunca Allah'ın adını her yana duyurmak için çalıştı.Yatağa düştüğünde ise yıllarca kuşatma altında olan Bursa'nın fethinin müjdesini bekliyordu.&lt;br /&gt;Muştu yayınlarından çıkan eser osman gazinin hayatını en güzel şekilde öğrenme imkanı sunuyor&lt;br /&gt;&lt;img src="http://image.haber7.com//haber/46391.jpg" align="left" border="0" height="233" width="150" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;PATLAMAYAN DİNAMİTLER&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kurtuluş Savaşı, tarihimizde bir dönüm noktasıdır.&lt;br /&gt;Türk Milteti'nin vatanseverliği, cesareti ve fedakârlığı ordumuzu zafere ulaştırmıştır.&lt;br /&gt;Yediden yetmişe herkesin katıldığı bu savaşta&lt;br /&gt;kimi zaman çocuk, kimi zaman genç, kimi&lt;br /&gt;zaman da bir ninemiz askerlerimize cephane&lt;br /&gt;götürmüştür.&lt;br /&gt;Kahramanımız İsmail, eve gelen misafirle dedesi arasında geçen konuşmalara tanık olur.&lt;br /&gt;Ve sonrasında kafasında bazı düşünceler belirmeye başlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İRTİBAT&lt;br /&gt;Adres: Emniyet Mah. Huzur Sok. No:5 34696 B.Çamlıca - Üsküdar / İSTANBUL&lt;br /&gt;Telefon: 90 (216) 318 60 11 90 (216) 318 42 88&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Faks: 90 (216) 422 41 40&lt;br /&gt;E-Mail: info@mustu.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;www.mustu.com &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-116464402393421153?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/116464402393421153/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=116464402393421153&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116464402393421153'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116464402393421153'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/11/mutudan-ocuklar-iin-dini-ve-milli.html' title='Muştu&apos;dan çocuklar için dini ve milli eserler'/><author><name>yunusnadir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06857964873263085366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://i77.photobucket.com/albums/j68/cahidefgan/yunusavtr02.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-116454884094540892</id><published>2006-11-26T15:40:00.000+02:00</published><updated>2006-11-26T15:47:20.963+02:00</updated><title type='text'>BULUTUN SIRRI / Ceren YILDIZDAĞ</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/2009/2205/1600/372150/ceren.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/2009/2205/320/339501/ceren.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sadece ilkbahar mevsimi yaşanan bir gezegende bin bir çeşit bulut varmış. Fakat bu bulutlardan bir tanesi farklıymış. Güneşin ilk ışıklarıyla insanlar bu bulutun çevresinde toplanırlar; gözlerini ayırmadan bulutu seyrederlermiş. Artık insanlar için hayat bir oyun gibiymiş. Bu bulut da oyunun bir parçasıymış. Bulut insanların aklından hiç çıkmıyormuş. Her günü aynıymış bu gezegendekilerin. İşleri güçleri bulutu seyretmekmiş. Günler haftaları, haftalar ayları, aylar yılları kovalamış böylece.&lt;br /&gt;Bir sabah insanlar yataklarından üşüyerek uyanmış. Soğuk nedir bilmeyen bu insanlar hayretler içinde gözlerini kocaman açmış bulutu seyre dalmışlar. Bu seferki çok farklıymış. Bulut renk değiştirdikçe mevsimden mevsime geçiliyor bir günde dört mevsim birden yaşanıyormuş. Bir süre kar yağıyor, sonra birden hava günlük güneşlik oluyor; ardından yağmur yağıyor ve ağaçlar çiçek açıyormuş. Bu olay üç gün devam etmiş. Üç günün ardından yine gezegen eski haline dönmüş.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://yunusnadir.googlepages.com/bulut.jpg" align="left" border="0" height="190" width="140" /&gt;&lt;br /&gt;Artık insanlar bu olayı konuşur olmuşlar. Kimse akıl sır erdiremiyormuş. Aylar sonra birisi “- Ben bu buluta çıkacağım.”demiş. Ama buluta çıkmanın bir yolunu bulamamış. İnsanlar bir araya geldiğinde hep buluta çıkmanın yollarlı hakkında konuşuyorlar, aralarında tartışıyorlarmış. Bir gün rüzgâr esmeye başlamış, ardından fırtına kopmuş. Bir adam “buldum buldum” diye bağırarak insanları başına toplamış. Yaşadıklarını arkadaşlarına anlatmış&lt;br /&gt;— Fırtına çıktığı sırada dışarıdaydım. Üzerimde genişçe bir giysi vardı. Rüzgâr giysimin içine doldu ve onu kabarttı. Birden havalanmaya başladım, demiş. Aralarından biri: “ O halde bizde genişçe bir kumaş bulur onu çeşitli yerlerinden delmeliyiz.” Bir başkası lafa karışmış “ Deliklerden de kalınca ipler geçirip, ipin ucunu da buluta gitmek isteyen birinin beline bağlayalım.”demiş.&lt;br /&gt;Sonunda düzenek uçmaya hazırmış. Hazır olmasına hazırmış ama bu sefer de rüzgâr yokmuş. Üç gün beklemek zorunda kalmışlar. Üçüncü günün sonunda rüzgâr esmeye başlamış. Aralarından seçtikleri zayıf birinin beline düzeneğin iplerini bağlamışlar. Fırtına öyle hızlı esiyormuş ki adam bir anda gökyüzünün derinliğinde kaybolmuş. Günlerce uçan arkadaşlarını aramışlar ama bir türlü bulamamışlar. Arkadaşlarının gittiği yerden çok memnun olduğu için geri dönmediğini düşünmüşler. Bulutu o kadar merak ediyorlarmış ki herkes uçmak için seçilen kişinin yerinde olmak istiyormuş. Uçacak insandan övgüyle bahsediliyormuş. Her fırtına çıkışında bir kişiyi buluta gönderiyorlarmış ama o da öncekiler gibi dönmüyormuş.&lt;br /&gt;İnsanlar giden arkadaşlarının ardından üzülüyormuş. O kadar çok deneme yapmışlar ki ne ellerinde kumaş ne de buluta gitmek isteyen biri kalmış. İçlerinden biri “Bulutu görmek bize nasip olmayacak, demiş.” Hiçbir zaman da olmamış. Günler, aylar, yıllar geçmiş ve yeni insanlar doğmuş. O gezegende her doğan çocuğa bulutun hikâyesini anlatmak adet olmuş. Böylece bulut olayı bir efsane olmuş.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-116454884094540892?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/116454884094540892/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=116454884094540892&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116454884094540892'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116454884094540892'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/11/bulutun-sirri-ceren-yildizda.html' title='BULUTUN SIRRI / Ceren YILDIZDAĞ'/><author><name>yunusnadir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06857964873263085366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://i77.photobucket.com/albums/j68/cahidefgan/yunusavtr02.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-116380005446995546</id><published>2006-11-17T23:42:00.000+02:00</published><updated>2006-11-17T23:47:34.490+02:00</updated><title type='text'>SABAH / Zulal ALCAN</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/1600/zulal.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/320/zulal.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İşte yeni bir gün doğdu&lt;br /&gt;Güneş parıldıyor doğuda&lt;br /&gt;Nasıl geçecek bilemezsin,&lt;br /&gt;Aynı ömür gibi…&lt;br /&gt;Günaydın de, sabaha ve güne ki&lt;br /&gt;Seni sevsin.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl geçecek bilemezsin&lt;br /&gt;Yeni günün kutlu olsun&lt;br /&gt;Sevinç ve umut yüreğine dolsun&lt;br /&gt;Genç kalmak istiyorsan&lt;br /&gt;Neşeli kalk yataktan&lt;br /&gt;Erken koyul yoluna&lt;br /&gt;Mutlulukla kucak kucağa&lt;br /&gt;Bir gün gelecek ardından &lt;br /&gt;Bir gün daha…&lt;br /&gt;Nasıl geçecek bilemezsin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merhaba arkadaşlar, ben Zülal ALCAN. Sizinle olmaktan mutlu ve heyecanlıyım. Heyecanlıyım; çünkü kendim için bir ilke imza atıyorum. İyi kompozisyon ve şiir yazdığımı söyleyenler olmuştu. Fakat böyle bir internet sayfasına konuk olacağımı hiç düşünmemiştim. Ben Çubuk İlköğretim Okulu 6/C sınıfında öğrenim gören bir öğrenciyim. En büyük hayalim gazeteci ve yazar olmak. Araştırma, inceleme ve yorum yapmaktan zevk alıyorum. Umarım bir gün ben de yazar olurum. Elbette kendimi geliştirmek için çok çalışacağımı biliyorum. Dergi çalışanlarına sevgi ve saygılarımı iletiyorum. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-116380005446995546?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/116380005446995546/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=116380005446995546&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116380005446995546'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116380005446995546'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/11/sabah-zulal-alcan.html' title='SABAH / Zulal ALCAN'/><author><name>yunusnadir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06857964873263085366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://i77.photobucket.com/albums/j68/cahidefgan/yunusavtr02.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-116308322340119307</id><published>2006-11-09T16:30:00.000+02:00</published><updated>2006-11-09T16:40:23.420+02:00</updated><title type='text'>Dünyanın en güzel çocuk filmleri</title><content type='html'>&lt;img src="http://image.haber7.com/haber/44957.jpg" align="right" border="0" height="272" width="204" /&gt; &lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 102, 0);"&gt;Çocukların ve çocuk kalmayı başaranların büyük heyecanla beklediği Uluslararası İstanbul Çocuk Filmleri Festivali başlıyor. 14-30 Kasım tarihlerinde dördüncü kez gerçekleştirilecek festival, 30’un üzerindeki ülkeden 100’ün üzerindeki filmi, çocuklarla buluşturuyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl da, iki hafta boyunca dünyanın dört bir yanından gelen birbirinden renkli çocuk filmlerine ev sahipliği yapacak olan Cinecity Sinemaları, çocukları sinemanın büyülü dünyasında eğlenceli ve macera dolu yolculuklara çıkarıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukların yanı sıra büyüklerin de ilgiyle izlediği Uluslararası İstanbul Çocuk Filmleri Festivali başlıyor. Bu yıl dördüncü kez çocuklarla buluşacak olan festival, 14 - 30 Kasım 2006 tarihleri arasında düzenlenecek.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Festival, 14 Kasım 2006 Salı günü saat 14:00’da Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenen Açılış Galası ve Ödül Töreni ile başlayacak. Oyuncu Berrak Kuş ve Eser Ali Yıldırım’ın sunumuyla gerçekleşecek olan galada, festival kapsamında açılan ve 6-15 yaş arası çocukların Küçük Sinemacılardan Büyük Filmler Yarışması’na gönderdikleri filmler ile ödül kazananlar açıklanacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Festival bu yıl iki ana bölüme ayrılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birincisi; 15 – 16 Kasım tarihlerinde Ihlamur Kasrı’nda gerçekleştirilecek olan atölye çalışmaları gibi çocuklara sinemanın kamera arkasını tanıştırmaya ve sevdirmeye yönelik faaliyetleri kapsıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci bölüm ise 17 ve 30 Kasım tarihleri arasında sadece İstanbul Cinecity Sinemaları ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema TV Merkezi (Balmumcu) gerçekleştirilecek olan film gösterimlerinden oluşuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pedagoglar tarafından izlenmiş ve onaylanmış 100’ün üzerinde film, iki hafta boyunca 2-15 yaş arası çocuklarla buluşacak. Filmler; Cinecity D-Point Etiler, Bonus Premium Cinecity Trio Kozyatağı, Cinecity Olivium Zeytinburnu ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Balmumcu olmak üzere 4 farklı noktada gösterilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30’ın üzerinde ülkeden 100’ün üzerinde film!&lt;br /&gt;4. Uluslararası İstanbul Çocuk Filmleri Festivali’ne; Litvanya, Fransa, İran, Almanya, ABD, Singapur, Estonya, Rusya, Ukrayna, İngiltere, Portekiz, Fransa, Hindistan, Güney Kore, Singapur, Çin, Belçika, Moldova, Finlandiya, Hollanda, Norveç, Tayvan, Bosna Hersek, Danimarka, Kanada, Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan Karadağ, İspanya ve Türkiye başta olmak üzere 30’tan fazla ülkeden 100’ün üzerinde film katılıyor.&lt;br /&gt;&lt;img src="http://image.haber7.com//haber/44956.jpg" align="left" border="0" height="272" width="204" /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklar, kendi yaşlarına özel filmleri izleyecek!&lt;br /&gt;Çocukların, kendi yaşlarına uygun filmleri izlemeleri ve kendi yaş grupları ile birlikte izledikleri filmlerden daha fazla keyif almaları için, festival filmleri 4 farklı yaş kategorisinde gösterilecek. 2 üzeri, 5 üzeri, 9 üzeri, 13 üzeri yaşlarındaki çocuklar, kendi yaş gruplarına özel olarak çekilen filmleri izleyebilecek. Aileler de festival filmlerini çocuklarıyla beraber izleyerek çocukların hayal dünyalarını beyazperdede görme fırsatı yakalayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Festival, Kelkitli çocukları da coşturacak!&lt;br /&gt;Uluslararası İstanbul Çocuk Filmleri Festivali bu yıldan itibaren her yıl bir kente giderek, festival coşkusunu İstanbul dışına da taşıyor. Bu yıl 20 – 24 Kasım tarihleri arasında Kelkit’e taşınacak olan festival, Kelkit ve köylerinden gelen çocukları sinemanın büyüsüne ortak edecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Uluslararası İstanbul Çocuk Filmleri Festivali, 14 Kasım tarihinde Cemal Reşit Rey’de düzenlenecek olan açılış galasıyla başlayacak. Galada, “Küçük Sinemacılardan Büyük Filmler” yarışmasının dereceye giren filmlerinin sahiplerine ödülleri verilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CIFEJ Ödülü de sahibini bulacak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uluslararası İstanbul Çocuk Filmleri Festivali, ülkemizdeki tek CIFEJ (Uluslararası Çocuk Filmleri Merkezi) üyesi festival olma özelliği taşıyor. Festivalde, CIFEJ ödülü için 9 uzun metrajlı film yarışacak. Üç kişiden oluşan CIFEJ jürisi, ödül için yarışacak filmleri değerlendirecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Uluslararası İstanbul Çocuk Filmleri Festivali, Becel, Deren ve Kanal1’in sponsorluğunda; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Gode Reklam, Özel Okullar Birliği, Milli Saraylar, CHIP Dergisi, Ünite İletişim, Şişli Belediyesi ve Zeytinburnu Belediyesi’nin destekleri ve Cinecity Sinemaları ev sahipliğiyle gerçekleşiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinecity Sinemaları, konforu, kaliteli hizmet anlayışı ile 4. Uluslararası İstanbul Çocuk Filmleri Festivali kapsamında konuğu olacak tüm çocuklara ve büyüklere eşsiz bir atmosferde film izlemenin ayrıcalığını bir kez daha yaşatacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D-Point Cinecity / Etiler 0 212 352 16 66&lt;br /&gt;Bonus Premium Cinecity Trio / Kozyatağı 0 216 315 10 10&lt;br /&gt;Cinecity Olivium / Zeytinburnu 0 212 546 96 96&lt;br /&gt;Mimar Sinan G.S.Ü Sinema Salonu / Balmumcu 0212 296 50 16&lt;br /&gt;www.iicff.com  www.cinecity.com.tr&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-116308322340119307?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/116308322340119307/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=116308322340119307&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116308322340119307'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116308322340119307'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/11/dnyann-en-gzel-ocuk-filmleri.html' title='Dünyanın en güzel çocuk filmleri'/><author><name>yunusnadir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06857964873263085366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://i77.photobucket.com/albums/j68/cahidefgan/yunusavtr02.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-116290009162772475</id><published>2006-11-07T13:39:00.000+02:00</published><updated>2006-11-07T13:48:11.636+02:00</updated><title type='text'>HAİN İKİ BUÇUK LİRA</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1757/1125/1600/??ocuklar.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1757/1125/320/%3F%3Focuklar.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Seni hiç unutmuyorum&lt;br /&gt;İki buçuk lira.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne şen şakraktım&lt;br /&gt;Bakkala giderken&lt;br /&gt;Yetmiş dört yılında&lt;br /&gt;Çamurlu yola varana kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atlayıp zıplarken&lt;br /&gt;Kurbağa sesleri eşliğinde&lt;br /&gt;Parayı düşürdüm çamurlu suya&lt;br /&gt;Bulamadım&lt;br /&gt;Çok aradıkça korkuyla&lt;br /&gt;Alamadım sabunu&lt;br /&gt;Şimdi ne diyeceğim anneme&lt;br /&gt;Babama bunu nasıl söyleyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzuları alıp kaçarken kırlara&lt;br /&gt;Olanlar oldu sonunda&lt;br /&gt;Hain iki buçuk lira.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üç beş şaplağı&lt;br /&gt;Babamdan yedim bile.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-116290009162772475?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/116290009162772475/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=116290009162772475&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116290009162772475'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116290009162772475'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/11/hain-iki-buuk-lira.html' title='HAİN İKİ BUÇUK LİRA'/><author><name>Mecazz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='10' src='http://1.bp.blogspot.com/_SUc3aXLk05s/Sn7lTp26Q7I/AAAAAAAAADk/FPObmvYegBs/S220/profile-.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-116273302237676595</id><published>2006-11-05T15:21:00.000+02:00</published><updated>2006-11-06T01:38:33.390+02:00</updated><title type='text'>Akbank Karagöz ve Kukla Tiyatrosu</title><content type='html'>&lt;img src="http://www.akbanksanat.com/images/kasim2006/karagoz.jpg" align="right" hspace="6" /&gt;Kukla Konuşan ve Oynayan:&lt;br /&gt;Tacettin Diker, Ramiz Balakin, Ayfer Balaki&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kişiler:&lt;br /&gt;Hacivat / Karagöz / Dede / Padişah / Vezir /&lt;br /&gt;Arslan / Fare / Maymun / Kedi / Köpek / Eşek /&lt;br /&gt;Çocuk / Dev / Flarmoni Orkestrası /  Balerin /&lt;br /&gt;Pavarotti / Mehter Takımı /&lt;br /&gt;Macar ve Kazaska Dansları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelenekselleşen Türk temaşa sanatının son yaşayan örneklerini sergileyen Tacettin Diker, Karagöz ve Kukla Tiyatrosu'nun yeni oyunu "Rüya"yı çocuklar için Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi'nde sahneleyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;5-12-19-26 Kasım 2006 Pazar - Saat: 11.00&lt;br /&gt;Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi, Barbaros Bulvarı, Beşiktaş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etkinlik Ücretsizdir.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-116273302237676595?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/116273302237676595/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=116273302237676595&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116273302237676595'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116273302237676595'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/11/akbank-karagz-ve-kukla-tiyatrosu.html' title='Akbank Karagöz ve Kukla Tiyatrosu'/><author><name>ali ömer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08900210832829932454</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-116125867956764734</id><published>2006-10-19T14:47:00.000+03:00</published><updated>2006-10-19T14:51:19.583+03:00</updated><title type='text'>Shrek Brodway müzikali oluyor</title><content type='html'>&lt;img src="http://image.haber7.com/haber/11489.jpg" align="left" border="0" height="200" width="160" /&gt;Sinema dünyasının Oscar ödüllü yeşil devi ''Shrek'', müzikal olarak Broadway sahnesine gelmeye hazırlanıyor.&lt;br /&gt;Internetteki ''imdb'' sitesinin haberine göre, ''Shrek: The Musical'', DreamWorks şirketinin müzikal olan ilk animasyonu olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senaryosunu Jeanine Tesori ve David Lindsay-Abaire'ın kaleme alacağı müzikali kukla şovlarıyla tanınan Jason Moore yönetecek. Müzikalin, 2008 yılında Broadway sahnesinde olması planlanıyor.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;-OSCARLI YEŞİL DEV...-&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Shrek'' serisinin ilk filmi, 2001 yılında gösterime girmiş ve büyük ilgi görmüştü. Film, ''En İyi Animasyon Film'' dalında Oscar ödülü kazanmış ve 455 milyon dolar hasılat elde etmişti. Serinin ikinci filmi, 881 milyon dolarlık gişe hasılatıyla tüm zamanların en çok izlenen dokuzuncu filmi unvanını elinde tutuyor. Serinin üçüncü halkasının ise 18 Mayıs 2007 tarihinde izleyiciyle buluşacağı duyuruldu. Seride, Mike Myers, Eddie Murphy, Cameron Diaz, Antonio Banderas gibi ünlü isimler seslendirme yapmış, Türkiye'de ise Okan Bayülgen ile Mehmet Ali Erbil ünlü serinin kahramanlarının dublajını üstlenmişti. ''Shrek'', bataklığında mutlu yaşayan yeşil dev Shrek'in Prenses Fiona ile tanışınca değişen hayatını konu alıyor.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-116125867956764734?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/116125867956764734/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=116125867956764734&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116125867956764734'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116125867956764734'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/10/shrek-brodway-mzikali-oluyor.html' title='Shrek Brodway müzikali oluyor'/><author><name>yunusnadir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06857964873263085366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://i77.photobucket.com/albums/j68/cahidefgan/yunusavtr02.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-116042491900048331</id><published>2006-10-09T23:08:00.000+03:00</published><updated>2006-10-09T23:15:19.016+03:00</updated><title type='text'>HAYALE AKAN AT IV</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/1600/hayalll3.0.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/320/hayalll3.1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ufuk saydam kürenin içinde donmuş bir resimdi artık. Saydam küre hızla aynanın içinde dönenirken ihtiyar çaresiz seyrediyordu. Bu an kovalama işi de nerden çıkmıştı. Keşke oynamasalardı. Gizemli evrenin çocukları da fark etmişti Ufuk’u. Olanlara hayretle bakıyorlardı. Ufuk ve atı kaskatı bir heykel gibi uçan saydam dairenin içinde sanki bir şeye uzanan heykel figürüyle öylece duruyordu. İhtiyarın aklına müthiş bir fikir geldi. Birden durakladı ve sevinçle çocuklara seslendi. “Çocuklar yanıma gelin, hadi toplanın etrafıma.” Bütün çocuklar sanki bir mıknatısın çekim alanına girmiş gibi hepsi ihtiyarın etrafına toplandı. İhtiyar, eliyle Ufuk’un içinde hapsolduğu saydam küreyi göstererek “Şimdi sizden o küreyi diğer kürelere çarptırmanızı istiyorum” dedi. Küre diğer kürelere çarpınca çarpışan iki küre dağılacak ve renk bulutu olup evrene karışacaktı. Böylece Ufuk’ta kurtulmuş olacaktı. &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Evrenin çocukları yaşamları boyunca ilk defa bir görev almışlardı. Belki bu görev onlar için unutulmaz bir anı olarak kalacaktı. İçlerinden ince ve uzun olanı atına atlarken grubun en çevik ve en zeki olanını da omzuna aldı. İhtiyar bu iki çocuğa “Sizler takımın öncülerisiniz.” Elindeki ucunda ayna olan gizemli asayı uzatarak. “Alın bunu ve yaklaştığınız küreye bu asayı uzatın, asanın ucundaki ayna küreyi gördüğü zaman kürenin durakladığını göreceksiniz. Artık duraklayan küre sizin çekim alanınıza girmiş demektir. Asayı kıpırdatmadan Ufuk’un bulunduğu küreye doğru at koşturacaksınız. Küre de sizinle birlikte hızla hareket edecek. Böylece yüksekten geçen bir küreyi Ufuk’un içinde olduğu küreye doğru iteceklerdi. Takımın öncülerinden sonra bir de Ufuk’un küresi dağıldığı zaman Ufuk’u boşluğa düşerken yakalama görevini üslenen üç arkadaşta atlarına bindiler. Onlar da çok dikkatli olmalıydı. Ufuk düşerken başka bir küreye ansızın çarpabilirdi. Diğer çocuklar olacakları merak ediyorlardı. Beş kişilik bir takım kurulmuştu. Bu takım evrenin ilk oyun takımıydı. Belki de bundan sonra bu saydam küre oyununu aralarında çok kereler oynayacaklardı. Belki de bu oyunda saydam küreyi birbirine çarptırmayı başaran takım kazanan takım olacaktı. Elbette kürelere yakalanmakta oyunun kaybedilmesi anlamına gelecekti.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;haftaya görüşmek dileğiyle esen kalın çocuklar...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-116042491900048331?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/116042491900048331/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=116042491900048331&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116042491900048331'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/116042491900048331'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/10/hayale-akan-at-iv.html' title='HAYALE AKAN AT IV'/><author><name>yunusnadir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06857964873263085366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://i77.photobucket.com/albums/j68/cahidefgan/yunusavtr02.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-115999432181031074</id><published>2006-10-04T23:32:00.000+03:00</published><updated>2006-10-04T23:43:32.646+03:00</updated><title type='text'>Peter Pan döndü, tekrar uçmaya hazır mısın?</title><content type='html'>&lt;img height="200" src="http://www.ntvmsnbc.com/news/248038.jpg" width="138" align="left" border="0" /&gt; &lt;br /&gt;&lt;b&gt;John M. Barrie’nin unutulmaz kahramanı Peter Pan, yeni macerası “Peter Pan Define Avında” ile geri döndü. Geraldine McGaughrean’ın yazdığı kitap, Türkiye dahil 32 ülkede 5 Ekim’de piyasaya çıkıyor.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Barrie, “Peter Pan ya da Büyümeyen Çocuk” adı ile 1904’te sahnelenmeye başlayan oyununu 1911 yılında “Peter Pan ve Wendy” adı ile romanlaştırdı. John M. Barrie, kitabın tüm yayın haklarını 1929 yılında bir çocuk hastanesi olan Great Ormond Street Hospital’a (G.O.S.H.) devretmesiyle çocuklara sadece hayal dünyalarında değil gerçek hayatta da destek olmaya devam etti.&lt;br /&gt;Peter Pan yayımlanmaya başladığından beri çocukların hayatına birçok kahraman girdi, çıktı. Peter Pan, esin kaynağı olduğu birçok film, peri hikâyeleri ile yerinin bambaşka olduğunu hep hissettirdi. Sevimli olmanın ötesinde küçük bir anarşistti o.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;G.O.S.H. , 2004 yılında dünya çapında bir yarışma düzenleyip Peter Pan’ı yaşatmaya karar verdi. Kimileri bu fikre sıcak bakmayabilir ama öyle ya da böyle devam eden Peter Pan maceralarına bir de resmi olanını eklemek o kadar da yadırganacak bir şey değil. G.O.S.H., yeni öykü için bir yarışma düzenlediğini ve dünyanın her yerinden isteyen her yazarın bu yarışmaya katılabileceğini duyurdu.&lt;br /&gt;&lt;img height="200" src="http://www.ntvmsnbc.com/news/247923.jpg" width="138" align="right" border="0" /&gt; &lt;br /&gt;Yarışmaya aralarında Geraldine McGaughrean’ın da olduğu iki yüzün üzerinde başvuru yapıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;McGaughrean’a yarışma haberini sabah gazetesini okuyan eşi vermiş. Yazar, eşinin “Bu yarışmaya katılmalısın” önerisini ilk etapta kulak arkası etse de yarışmanın cazibesine fazla karşı koyamamış. Pek ümidi olmasa da, sadece şansını denemek için, “Peter Pan in Scarlet” adındaki serüvenin özeti ile örnek bir bölümü yazıp, yarışmaya başvurmuş. Asıl şoku kazandığı haberini duyunca yaşamış. Kazanmayı pek düşünmediği için kitabın tamamını yazmak fikri onu biraz ürkütmüş. Ardından elindeki projelerini bir yana bırakıp Peter Pan Define Avında (Peter Pan in Scarlet) kitabına yoğunlaşmış. Daha önce hiç dizi kitap yazmamış olmasına bir de daha önce yazılmış bir kitabın öğeleri eklenince kısa da olsa sancılı bir dönem geçirmiş. McGaughrean annesinin ona okuduğu Peter Pan ve Wendy’nin maceraları ile büyümüş ama Barrie’nin kahramanlarından bir olmaya pek öykünmemiş. Zaten öykünmüş olsa bu kitabı yazamayacağını kendisi de söylüyor. Düşler Ülkesi’nin “Lütfen bu adayı bulduğunuz gibi bırakın.” yasasına uymakla birlikte, yeni macerayı tamamlayabilmek için Barrie’nin ceplerini karıştırdığını söylemekte bir sakınca görmüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PETER PAN DEFİNE AVINDA&lt;br /&gt;Peter Pan Define Avında’nın macerasına başlayabilmek için önce Peter Pan’ı biraz hatırlayalım;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yüzyıl başlarında Londra’da Kensington Bahçeleri adlı parka yakın bir yerlerde yaşayan Wendy Darling adlı kız çocuğu, rüyâlarında, hep çocuk kalabilmeyi başaran ve Çıngırdak adlı küçücük bir periyle dolaşan Peter Pan’i görmeye başlar. Sonunda Wendy ve iki kardeşi, Peter ve periye eşlik edip Düşler Ülkesi’ne uçar ve orada Kayıp Çocuklar diye adlandırılan altı çocukla tanışırlar.&lt;br /&gt;Bu on kişi ve bir de peri, adada yaşayan kızılderililer, korsanlar, denizkızları, başka periler ve çeşitli hayvanlar ile birçok serüven yaşar. Adada büyük bir düşmanları vardır: Kaptan Kanca. Çocuklar, korsan Kanca ve adamlarıyla giriştikleri çatışmalarda tutsak olurlar, tutsak alırlar, kaçarlar, kovalarlar ama sonunda Peter Pan’ın Kanca’yı bire bir bir çarpışmada denize atması ve korsanın bir timsah tarafından yutulmasıyla büyük düşmanlarından kurtulurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wendy ve kardeşleri artık geri dönmek isterler. Adada tanışıp birer kardeş gibi kaynaştıkları çocuklar da, onlarla birlikte Darlingler’in Londra’daki evine uçarlar. Aile bu altı Kayıp Çocuğu evlat edinir; çocuklar büyür ve her biri kendi mutlu yuvalarını kurar.&lt;br /&gt;İşte, Peter Pan’ın yeni macerası, Düşler Ülkesi günlerinden yaklaşık 20 yıl sonra, Birinci Dünya Savaşı bittikten sonra başlar. Yani eve dönenler, kendi çocukları olmuş birer yetişkindir artık. Eğer geri dönüp gizemi çözmek isterlerse yapmaları gereken ilk şey, olmayan yere girişin tek yolu olan çocukluklarını yeniden keşfetmektir. Sonrası... Korsanlarla, hayvanlarla, cadılarla ve savaşan perilerle yapılan mücadeleler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha dürüst olduğu için çocuk kitapları yazmayı tercih eden Geraldine McCaughrean’ın 130’un üzerinde kitabı var. McCaughrean’ın yazdığı Peter Pan Define Avında yer alan resimleri ise David Wyatt çizmiş. Ayrıca Peter Pan’ın yeni macerasına ait satılan tüm ürünlerden elde edilen kâr Great Ormond Street Hospital yararına kullanılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkçe’ye Candan Baysan tarafından çevrilen kitap İş Bankası Kültür Yayınları etiketi ile yayımlanıyor. Kitapla yetinmek istemeyenler www.peterpaninscarlet.com adresini ziyaret edebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben penceremi tıklatan Peter Pan’la gidiyorum. Hoşça kalın...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-115999432181031074?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/115999432181031074/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=115999432181031074&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115999432181031074'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115999432181031074'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/10/peter-pan-dnd-tekrar-umaya-hazr-msn.html' title='Peter Pan döndü, tekrar uçmaya hazır mısın?'/><author><name>yunusnadir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06857964873263085366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://i77.photobucket.com/albums/j68/cahidefgan/yunusavtr02.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-115978544433639956</id><published>2006-10-02T13:21:00.000+03:00</published><updated>2006-10-02T13:37:24.340+03:00</updated><title type='text'>Birdirbir Dergisi Yayında...</title><content type='html'>&lt;img style="width: 200px; height: 138px;" src="http://www.sanliurfa.com/images/news/large/1159452688_birdirbir.jpg" align="right" hspace="10" /&gt;&lt;span class="content"&gt;İlköğretim çağı çocuklarına yönelik din ve ahlak odaklı eğitim ve kültür yayını olmayı hedefleyen Birdirbir Dergisi, “Din Eğitimi ve Kültürü Dergisi” sloganıyla okurlarıyla buluştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Türkiye’de ilköğretim çağı çocuklarına yönelik din ve ahlak eksenli bir eğitim ve kültür yayını olmayı amaçlayan Birdirbir Dergisi, ilahiyat, çocuk eğitimi ve psikolojisinde uzman kişiler tarafından hazırlanmış ve yayıma sunulmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Dergi, yaşamın her kesitinden bilgiler vererek çocukların yaşadıkları toplumda ve dünyada “Müslüman” bir kimlik edinmesi konusunu gündemimize getiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; “Birdirbir Dergisi şu anda ülkemizde yayınlanan tek din eğitimi ve kültürü dergisidir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;Birdirbir Dergisi Yazı İşleri Müdürü Alpaslan Durmuş, derginin yola çıkış serüveni ve içeriği hakkında şunları söyledi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; “Çocuklara yönelik din eğitimi konusu sürekli olarak gündemde olmasına rağmen maalesef ciddi mesafeler alınamamıştır, bu noktada önemli bir boşluk söz konusudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bu boşluğun giderilmesi her birimizin şahsî sorumluluğundadır. Biz bu sorumluluğu omuzlarında hisseden ve konusunda yetkin ilahiyatçı, eğitimci, yazar, çizer ve yayıncılarla tek tek görüşmeye, onların fikirlerini ve katkılarını almaya çalıştık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bu bağlamda görüş alışverişini sürdürme gayreti içindeyiz. Bu görüşmeler sonucunda içerik ve kullanılacak üslup titizlikle belirlenmiş, konular öncelik sırasına göre ele alınmıştır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Birinci sayısı Ramazan’ın bereketi ile gazete bayilerinde yerini aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Birdirbir’in her sayısındaki resimli çizgi öyküler, farklı seviyelerde bulmacalar, çocukların arkadaşlarıyla veya tek başlarına oynayabilecekleri oyunlar, eğlenceli testler, öykü ve şiirler çocukları bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Ayrıca günümüze yorumlanmış Hacivat ile Karagöz’ün sohbetleri, Hayta ve Cemşit isimli iki yaramaz arkadaşın maceraları, Batuta’nın yeryüzü mescidindeki seyahatleri, Hayat Bilgisi bölümünde yer alan iman ve amel bilgileri de dergi içeriğinin sadece bir kısmı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; İlk sayısı Ramazan ve Rahmet temalı olan Birdirbir Dergisi’nin ilk sayısına emeği geçenlerden bazıları şöyle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Doç. Dr. Halil Ekşi, Prof. Dr. Muhsin Hesapçıoğlu, Dr. Mustafa Otrar, İlyas Aslan, Hatice Işılak, Neriman G. Karatekin, Hasan Aycın, Melek Çe, Şafak Tavkul, Ahmethan Yılmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Çağımızın önemli iletişim araçlarından biri olan internet de derginin atlamadığı ayrıntılardan… Derginin &lt;a href="http://www.birdirbirdergisi.com" target="-blank"&gt;http://www.birdirbirdergisi.com&lt;/a&gt; adresindeki son derece canlı sitesi de küçük konuklarını bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bir hayalle başladı her şey...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Birdirbir Dergisi Basın-Halkla ilişkiler Sorumlusu Beyhan Demirci derginin duygusal boyutuna vurgu yaparak:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; “Güzel verilen ve güzel yaşanılması istenilen dünya hayatını, güzel kurgulamak için çocuklarımıza din eğitimi vermemiz gerektiğini düşündük. Bunun için gönüllerden kopan bir çalışma başlattık... Aynı kaygıyı, aynı dileği bizimle paylaşan güzel yürekli insanlarla güzel bir yola çıktık. Bir hayalle başladı her şey ve bir oyun kurduk bu hayalle... BİRDİRBİR dedik. Şimdi derginin tanıtımını gören hayal sahiplerine sesleniyoruz: Bizimle bu oyunda var mısınız?” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Fuar ve Tanıtım Stantlarında Birdirbir Dergisi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Sultanahmet Dini Yayınlar Fuarı’nda okuyucularıyla tanışmak üzere yerini almış Birdirbir Dergisi, ayrıca İstanbul’da 5 ayrı merkezde daha tanıtım standı açıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bu yerler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Ümraniye Alemdağ Caddesi, Eyüp Belediyesi iftar çadırı, Bayrampaşa Belediyesi Adapark, Bahçelievler Belediyesi iftar çadırı, Kartal Belediye çadırı kültür standı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Abonelik Hattı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Kurum içinde oluşturulan abonelik biriminden, mesai saatleri içinde 0216 481 30 23 no’lu telefondan Şule Altıngöz ile irtibata geçilebilir. Ayrıca www.birdirbirdergisi.com adresinden online olarak da dergiye abone olunabiliyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-115978544433639956?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/115978544433639956/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=115978544433639956&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115978544433639956'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115978544433639956'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/10/birdirbir-dergisi-yaynda.html' title='Birdirbir Dergisi Yayında...'/><author><name>ali ömer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08900210832829932454</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-115969297953736535</id><published>2006-10-01T11:50:00.000+03:00</published><updated>2006-10-01T11:56:19.550+03:00</updated><title type='text'>Birinci Oğluma Ninni</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Uyu tosunum, &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Uyu altında sıcak toprak&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Üstünde ayışığı &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Karpuz gibi büyü &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ne yaşadığımı yaşa &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ne çektiğimi çek &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ne hapsi gör,ne sürgünü &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Uyu tosunum, uyu &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gör toprağı, denizi &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gör buğdayı, sabahı &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gör inciri, cevizi &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gör üzümü, narı &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Uyu tosunum, uyu &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Altında sıcak toprak &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;üstünde ayışığı &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;karpuz gibi büyü &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bir kocaman dünya tanı &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;apaydınlık, cıvıl cıvıl &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ağzına kadar kardeş dolu &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Uyu tosunum, uyu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A.Kadir&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-115969297953736535?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/115969297953736535/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=115969297953736535&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115969297953736535'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115969297953736535'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/10/birinci-oluma-ninni.html' title='Birinci Oğluma Ninni'/><author><name>Mecazz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='10' src='http://1.bp.blogspot.com/_SUc3aXLk05s/Sn7lTp26Q7I/AAAAAAAAADk/FPObmvYegBs/S220/profile-.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-115738483590257081</id><published>2006-09-04T18:42:00.000+03:00</published><updated>2006-09-04T18:47:15.916+03:00</updated><title type='text'>Küçükler için kocaman bir şenlik: Minifest</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/1600/minifest.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/320/minifest.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen Çocuk Şenliği Minifest, 22-24 Eylül tarihlerinde Maslak Parkorman’da. Biletler 4 Eylül Pazartesi günü Biletix üzerinden satışa çıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukların festivali Minifest yaklaşıyor: 22 Eylül Cuma’dan 24 Eylül Pazar akşamına kadar sürecek olan Minifest, Maslak Parkorman’da her yaş grubundan çocuklara çeşitli sanat dallarıyla zenginleştirilmiş hareketli ve rengarenk bir dünya sunacak.Minifest biletleri 4 Eylül Pazartesi günü Biletix satış noktaları, www.biletix.com, Biletix çağrı merkezi (216) 556 98 00 aracılığıyla satışa çıkıyor.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Minifest’e katılan çocuklar üç gün boyunca Parkorman’ın değişik alanlarına yayılmış olan Atölye Çalışmaları’na katılıp el sanatlarından dansa, tiyatrodan müziğe, arkeolojiden çalgı yapımına, masal anlatılarından gösterilere kadar birçok sanat çalışmaları gerçekleştirecekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kazı Atölyesi, Mozaik Atölyesi, Hareket Atölyesi, Çamurköy, Bir Şehir Yaratmak, Müziğimi Arıyorum, Oyuna Davet, Yapalım Çalalım, Camocağı, CimCimler Artistik Jimnastik Atölyesi Parkorman’da minifest kapsamında yer alacak eğlenceli atölye çalışmalarından sadece birkaçı… Minifest konukları her gün farklı bir atölye çalışmasına katılabilecekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Minifest; İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Renault, Toys R Us ve Türkiye İş Bankası’nın destekleriyle gerçekleştiriliyor. Mekan sponsorluğunu ise Parkorman üstleniyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BİLETLER KAÇA SATILIYOR?&lt;br /&gt;Minifest’in biletleri:&lt;br /&gt;3 - 12 yaş çocuklar için 6 YTL; daha üst yaş grupları ve ebeveynler için 7,5 YTL’den satılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;0 - 2 yaş çocukları için giriş yine ücretsiz olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklar, Minifest programındaki tüm atölye çalışmaları ve gösterilere ücretsiz olarak katılabilirler. (Sadece Party-Kids alanı içinde bulunan tren jetonludur).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;minifest Danışma Hattı: (212) 334 07 93&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgi için: www.iksv.org/minifest&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-115738483590257081?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/115738483590257081/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=115738483590257081&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115738483590257081'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115738483590257081'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/09/kkler-iin-kocaman-bir-enlik-minifest.html' title='Küçükler için kocaman bir şenlik: Minifest'/><author><name>yunusnadir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06857964873263085366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://i77.photobucket.com/albums/j68/cahidefgan/yunusavtr02.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-115384704599597804</id><published>2006-07-25T19:56:00.000+03:00</published><updated>2006-07-26T20:43:37.146+03:00</updated><title type='text'>Büyümeye Direnen Çocuk</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/93/1046/1600/S_38_1.0.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/93/1046/320/S_38_1.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;sana tavsiyemdir&lt;br /&gt;büyümeyi planlayan çocuk&lt;br /&gt;diren ve büyümeyi durdur&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iki gözüm&lt;br /&gt;heveslenme&lt;br /&gt;kartal pençen olacağına&lt;br /&gt;serçe bir yüreğin olsun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte bu düdük&lt;br /&gt;bu da ıslık&lt;br /&gt;al bu çemberi&lt;br /&gt;döndür&lt;br /&gt;dünya da dönsün ellerinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bütün oyunlarda&lt;br /&gt;kazağını kirletmeyi&lt;br /&gt;erdem bilen çocuk&lt;br /&gt;durmaksızın sev!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;severadım koş&lt;br /&gt;koşaradım sev!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;taşı ve çakılı&lt;br /&gt;denizi ve maviyi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sev ki aşk tomurcuğu&lt;br /&gt;başında açan bir çiçek olsun…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-115384704599597804?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/115384704599597804/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=115384704599597804&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115384704599597804'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115384704599597804'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/07/bymeye-direnen-ocuk.html' title='Büyümeye Direnen Çocuk'/><author><name>timaş çocuk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://oybi.zarifce.com/bilgiagaci/bilim-sanat/siir/images/saricocukimage.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-115331616335684213</id><published>2006-07-19T16:31:00.000+03:00</published><updated>2006-07-26T20:54:55.000+03:00</updated><title type='text'>Mucid</title><content type='html'>&lt;img style="WIDTH: 208px; HEIGHT: 148px" height="169" hspace="10" src=" http://photos1.blogger.com/blogger/93/1046/1600/image004.gif " width="208" align="right" /&gt;anlaşmayı bozdu amcalar&lt;br /&gt;savaşı buldular&lt;br /&gt;ben de bir tebessüm&lt;br /&gt;yonttum gökyüzünden&lt;br /&gt;barışı icat ettim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;darıldılar insanlar&lt;br /&gt;sırt sırta döndüler&lt;br /&gt;ağzımda bir çubuk&lt;br /&gt;dilimde bir şarkı&lt;br /&gt;mutluluğu icat ettim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hiç yorulmadı çeneler&lt;br /&gt;kötü sesler yaydılar&lt;br /&gt;balla kestim sözleri&lt;br /&gt;başımda bir güvercin&lt;br /&gt;güzel sözü icat ettim&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-115331616335684213?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/115331616335684213/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=115331616335684213&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115331616335684213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115331616335684213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/07/mucid.html' title='Mucid'/><author><name>timaş çocuk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://oybi.zarifce.com/bilgiagaci/bilim-sanat/siir/images/saricocukimage.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-115292400568024665</id><published>2006-07-15T03:34:00.000+03:00</published><updated>2006-07-15T03:40:05.690+03:00</updated><title type='text'>Shrek 3'e bir yıl daha var</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/1600/shrek.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/320/shrek.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;DreamWorks Stüdyolarından yapılan açıklamada, filmindeki karakterleri Mike Myers, Eddie Murphy Cameron Diaz, Antonio Banderas, Rupert Everett, Julie Andrews ve John Cleese seslendireceği, yeni oyuncularla da işbirliği yapılacağı belirtildi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-115292400568024665?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/115292400568024665/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=115292400568024665&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115292400568024665'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115292400568024665'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/07/shrek-3e-bir-yl-daha-var.html' title='Shrek 3&apos;e bir yıl daha var'/><author><name>yunusnadir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06857964873263085366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://i77.photobucket.com/albums/j68/cahidefgan/yunusavtr02.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-115152958839249341</id><published>2006-06-29T00:18:00.000+03:00</published><updated>2006-06-29T00:19:48.403+03:00</updated><title type='text'>KAÇAN UYKU</title><content type='html'>Uykucuğum nerdesin&lt;br /&gt;Çin`de misin&lt;br /&gt;Maçin`de mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakınımda mı&lt;br /&gt;Uzağımda mısın&lt;br /&gt;Nerdesin uykucuğum?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yastığımın altında&lt;br /&gt;Yorganımın üstünde misin&lt;br /&gt;Rüyalarda&lt;br /&gt;Düşlerde mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerdesin uykucuğum&lt;br /&gt;Hangi yıldızda?...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-115152958839249341?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/115152958839249341/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=115152958839249341&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115152958839249341'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115152958839249341'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/06/kaan-uyku.html' title='KAÇAN UYKU'/><author><name>Mecazz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='10' src='http://1.bp.blogspot.com/_SUc3aXLk05s/Sn7lTp26Q7I/AAAAAAAAADk/FPObmvYegBs/S220/profile-.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-115144812232122784</id><published>2006-06-28T01:30:00.000+03:00</published><updated>2006-06-29T21:53:19.423+03:00</updated><title type='text'>HAYALE AKAN AT [III. BÖLÜM]</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/1600/hayalL10.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/320/hayalL10.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Çocuklar zamansızlığın içinde yüzen taneciklerdi. Heyecan, korku, ümit, merak gibi duyguları yoktu. Zamansızlık onların tek avuntusuydu sanki. Boşlukta yüzen şekiller, sonsuza doğru uzanan renkler, varlığı tümüyle saran ışık ve evrenin tek hâkimi sessizlikti. Ufuk belki de fark edici olarak gönderilmişti. Belli ki eksik olan bir şey vardı bu âlemde. O eksiklikte çocuk için donatılmış böylesine mükemmel bir evrende oyunun olmamasıydı.”Oyun kuralım.”dedi ihtiyar. Bu iş için atları kullanalım dedi. &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;—Atları mı?&lt;br /&gt;—Evet atları.&lt;br /&gt;—Ama nasıl olur, futbol oyununda atları nasıl kullanırız?&lt;br /&gt;—Unutma kuracağımız oyun bu evrenin oyunu olacak. Uçan cisimleri ancak atlarla yakalayabiliriz. Tabi ona yakalamak denirse.&lt;br /&gt;İhtiyar tam arkalarında duran devasa aynanın içinde sayısız rengârenk cisimlerin uçtuğunu ve bu cisimleri kimsenin yakalamayı denemediğini hatta yakalanamayacağını düşündüğünü söyledi. Zira bir cismi yakalamak anlık bir olaydı. Oysaki burası zamansızlık evreniydi. Önce o anı yakalamak gerekiyordu. Zamanın dışındaki bir evrende an da olmazdı.&lt;br /&gt;Bu fikir Ufuk’u iyiden iyiye sarmıştı. Gerçektende doğru söylüyordu ihtiyar. Oyun da bir “an” kovalama işiydi. Duruma göre en uygun anı yakalama işiydi. Aklına oynadığı oyunlar geldi. Futbol oyununda topa dokunduğu anlar geldi. Çok keresinde hep kaleyi hedef alarak vurduğu toplar nedense kaleyi yalayarak geçer bir türlü içeri girmezdi. Ya o gol anları… Unutulmaz anlardı işte o anlar.&lt;br /&gt;Kendine bir at seç dedi ihtiyar. Devasa aynadan içeri atla gireceklerdi. Ufuk kendini hep siyah bir atın üzerinde düşlerdi.&lt;br /&gt;—Bu evrende siyah yok, dedi ihtiyar. Ufuk şaşkınlıktan dondu kaskatı kesildi birden.&lt;br /&gt;—Sen benim düşüncelerimi de okuyorsun, dedi. İhtiyar gülümsedi.&lt;br /&gt;—Daha bu evrende çok sürprizlerle karşılaşacaksın. Belki de bu gördüklerin uçan hayallerdir. Hayallerimiz bizi zamansızlık evrenine getirmedi mi? Düşüncelerimiz ise hep vardı zaten. Biz var olanlar arasında ilişkiler kurarak hayatımızı sürdürmedik mi? Varlığımızdan kurtulduğumuz anda zamansızlık başlar; bu da hayal ile olur. Burada hayaller okunmaz, görünür.&lt;br /&gt;Ufuk kendisi için sarılı, pembeli, morlu, yeşilli bir at düşledi. Düşlediği atın üzerinde uçarcasına daldı aynanın içine. Atın üzerine ne zaman bindiğini hatırlamıyordu. İhtiyar arkasından bağırıyordu.&lt;br /&gt;—Sakın durma. Oyunu bitirmek istersen aynanın dışına çık ve kendini atsız hayal et. Eğer durmayı hayal edersen donarsın.&lt;br /&gt;İhtiyar ise Ufuk’u bu evrene getiren beyaz atına binmiş uçuşan cisimlere dokunmaya çalışıyordu. Bu manzarayı gören çocuklar da atlarına bindiler. Onlar da bu iki Dünyalının yaptıkları gibi rengârenk küreye benzer cisimlerin peşinde at koşturuyorlardı.&lt;br /&gt;Tüm gayretlerine rağmen bir türlü cisimlere dokunmayı başaramadılar. İhtiyar bu oyundan en çok zevk alanlar arasındaydı. Çocuk olmanın gururu ve Dünya’dan bir çocuğu ağırlamanın mutluluğu yüzünden okunuyordu. Ufuk son bir gayretle bir cismin peşinden at koştururken aklına son maçta attığı gol geldi. O maçta da arkadaşının kendisine attığı pasın peşinden koşmuş, sonunda küçük bir dokunuşla gole çevirmişti. Gelen cisme hızla ayağını uzattı. Amacı cisme dokunmanın yanı sıra onu başka bir cisme çarptırmaktı. Ayağına çarpan cisim hızla başka bir cisme çarptı ve etrafta harika bir ışık yayarak uzaklaştı. Manzara görülmeye değerdi. Etrafa dağılan renklerden kimsecikler görünmüyordu. Renklerin yoğunluğunu yitirmesiyle birlikte hayret verici bir manzarayla karşılaştılar. Ufuk ve atı küreye benzer cismin içine girmişti. Küre onları yutmuştu sanki. Şimdi tüm çocuklar Ufuk’un yaptığını yapmaya çalışıyordu. Aslında ufuk yapmaması gereken bir iş yapmıştı. Bunu nasıl düşünememişti ihtiyar. O küreden kurtulamazsa Dünya’ya da dönemezdi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yunus nadir eraslan&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Sizce Ufuk kurtulabilecek mi?&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-115144812232122784?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/115144812232122784/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=115144812232122784&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115144812232122784'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115144812232122784'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/06/hayale-akan-at-iii-blm.html' title='HAYALE AKAN AT [III. BÖLÜM]'/><author><name>yunusnadir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06857964873263085366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://i77.photobucket.com/albums/j68/cahidefgan/yunusavtr02.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-115108167327577170</id><published>2006-06-23T19:48:00.000+03:00</published><updated>2006-07-24T13:01:05.080+03:00</updated><title type='text'>TANITIM</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/1600/127057_2.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/1600/??ebo.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/320/%3F%3Febo.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Size şöyle açıklayabilirim ki “Peggy Sue ve Hayaletler serisi” tam fantastik roman tutkunu çocuklara göre. Serge Brussolo’nun bu serisi tam anlamıyla hayatımın kitaplarıdır. Açıkçası ben hiçbir kitabı bu kadar zevkle okumamıştım&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Neyse, biz konumuza dönelim. Bu seride Peggy Sebastian, mavi köpek ve büyükanne Katy’le beraber maceramıza sürükleniyoruz.&lt;br /&gt;Peggy, halk arasında deli sanılan, aslında kötü hayaletlerin gazabına uğramış 15 yaşlarında zeki bir kızdır. Sebastian ise kuruyunca toza dönüşen ve saf sularla yeniden insana dönüşen biridir. Beşinci seride kendini insan dönüştürmenin bir yolunu bularak sürekli insan makamında kalmayı başarır. Ayrıca Sebastian, Peggy’nin sevgilisidir.&lt;br /&gt;Diğer kahramanımız mavi köpek, konuşan bir özelliğe sahip olması dolayısıyla diğer köpeklerden ayrılır.&lt;br /&gt;Büyükanne Katy ise usta bir büyücüdür. Onun sayesinde Paggy ve Sebastian çok kere ölümden dönmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://yunusnadir.googlepages.com/pegisu.jpg" align="left" /&gt;Size bu seriyi okumanızı tavsiye ederim. Daha birinci bölümü okumaya başladıktan sonra kitabı bir daha elinizden bırakmayacağınızı garanti ederim. Eğer siz de gerilim, adrenalin ve bol heyecandan hoşlanıyorsanız bu kitabı okuyun; hiç pişman olmayacak ve benim gibi bu serinin bitmesini hiç istemeyeceksiniz. Ben buradan “Peggy Sue ve Hayaletler” tutkunu bir genç olarak Serge Brussolo’ya sesleniyorum. Lütfen bu serinin devamını getirin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Tayyibe Şebnem Eraslan&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;[MİSAFİR YAZAR]&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-115108167327577170?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/115108167327577170/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=115108167327577170&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115108167327577170'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115108167327577170'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/06/tanitim.html' title='TANITIM'/><author><name>yunusnadir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06857964873263085366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://i77.photobucket.com/albums/j68/cahidefgan/yunusavtr02.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-115107765731010375</id><published>2006-06-23T18:38:00.000+03:00</published><updated>2006-06-23T18:47:37.326+03:00</updated><title type='text'>Potter’ın yeni macerası 2007'de Sinemalarda</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/1600/harry.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/320/harry.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Dünyanın dört yanında milyonlarca hayranı bulunan Harry Potter'ın yeni macerası yola çıktı. Serinin beşinci halkası ''Harry Potter ve Zümrüdü Anka Yoldaşlığı-Harry Potter and the Order of the Phoenix'', 13 Temmuz 2007'de seyirciyle buluşacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Internetteki ''e! online'' sitesinin haberine göre, Warner Bros.&lt;br /&gt;şirketi, serinin beşinci filminin gelecek yaz vizyona gireceğini&lt;br /&gt;açıkladı. Şirket yetkilileri, yapımın 13 Temmuz 2007 tarihinde seyirci karşısına çıkacağını belirttiler.&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmlerde Warner Bros. ile çalışan Imax'in başkanları Richard L.&lt;br /&gt;Gelfond ile Bradley Wechsler de, ''Son iki Harry Potter filmi 'Harry&lt;br /&gt;Potter ve Ateş Kadehi-Harry Potter and the Goblet of Fire' ile 'Harry&lt;br /&gt;Potter ve Azkaban Tutsağı-Harry Potter and the Prisoner of Azkaban'&lt;br /&gt;yapımları, toplam 34 milyon dolar hasılat elde etti. Bu yeni film de&lt;br /&gt;gelecek yılın bombası olacak'' açıklamasında bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinema teknolojisinin son yeniliklerinin de kullanıldığı filmin&lt;br /&gt;gişe yarışının en zorlu koşucusu olacağına kesin gözüyle bakılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SERİNİN YENİ HALKASI DA YOLDA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiliz televizyon yönetmeni David Yates'in kamera arkasına&lt;br /&gt;geçtiği filmde, Daniel Radcliffe'in beşinci kez Harry Potter'a can&lt;br /&gt;verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Ron Weasley'' rolünde Rupert Grint'in, ''Hermione Granger''&lt;br /&gt;rolünde Emma Watson'ın, Harry Potter'ın belalısı Lord Voldemort&lt;br /&gt;rolünde ise ünlü aktör Ralph Fiennes'ın yeniden seyirciyle buluşacağı&lt;br /&gt;filmin senaryosunu Michael Goldenberg kaleme aldı. Filmde, Imelda&lt;br /&gt;Staunton, George Harris, Helen McCrory, Natalia Tena, Kathryn Hunter,&lt;br /&gt;Evanna Lynch, Gary Oldman, Harry Melling, Richard Griffiths, Fiona&lt;br /&gt;Shaw, Sian Thomas, Jason Boyd, Richard Macklin ve Charles Hughes da&lt;br /&gt;diğer rolleri üstleniyor. Bu ilgi çekici yapımın öyküsü ise kısaca&lt;br /&gt;şöyle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu'ndaki beşinci yılında Harry,&lt;br /&gt;hayatını cehenneme çeviren pek çok şeyle başa çıkmak zorundadır. Yaz&lt;br /&gt;tatilini yanlarında harcadığı sevimsiz ve sürekli kendisine kötü&lt;br /&gt;davranan akrabaları, Sihir Bakanlığı, öncekileri mumla aratan karanlık&lt;br /&gt;sanatlara karşı savunma öğretmeni onu sıkıntıya sokmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Varlığını her zamankinden çok hissettiren Voldemort da bunların&lt;br /&gt;üzerine adeta tuz biber olmaktadır. Kendisine çok yakın birinin&lt;br /&gt;ölümüyle de sarsılan Harry için bu okul yılı oldukça zor geçecektir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Warner Bros. şirketi, serinin ''Harry Potter ve Melez Prens-Harry&lt;br /&gt;Potter and the Half-Blood Prince'' adlı altıncı halkası için de&lt;br /&gt;çalışmalara başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;J.K. Rowling'in tüm dünyada milyonlarca satan kitabından&lt;br /&gt;beyazperdeye uyarlanan serinin ilk filmi ''Harry Potter ve Felsefe&lt;br /&gt;Taşı-Harry Potter and the Sorcerer's Stone'', 2001 yılında seyirciyle&lt;br /&gt;buluşmuştu. Seri, 2002'de ''Harry Potter ve Sırlar Odası-Harry Potter&lt;br /&gt;and the Chamber of Secrets'' ile devam etmişti. Her iki filmin&lt;br /&gt;yönetmenliğini de Chris Columbus üstlenmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seriden 2004 yılında Alfonso Cuaron'un yönettiği ''Harry Potter ve&lt;br /&gt;Azkaban Tutsağı-Harry Potter and the Prisoner of Azkaban'' 2004'te,&lt;br /&gt;Mike Newell'ın yönetmen koltuğuna oturduğu ''Harry Potter ve Ateş&lt;br /&gt;Kadehi-Harry Potter and the Goblet of Fire'' ise geçen yıl izleyiciyle&lt;br /&gt;buluşmuştu.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-115107765731010375?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/115107765731010375/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=115107765731010375&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115107765731010375'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115107765731010375'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/06/pottern-yeni-maceras-2007de.html' title='Potter’ın yeni macerası 2007&apos;de Sinemalarda'/><author><name>yunusnadir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06857964873263085366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://i77.photobucket.com/albums/j68/cahidefgan/yunusavtr02.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-115083852503054236</id><published>2006-06-21T00:17:00.000+03:00</published><updated>2006-06-21T00:22:05.036+03:00</updated><title type='text'>ÇOCUKLARA BİRKAÇ ÖNERİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/1600/kitap1.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/320/kitap1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Yayın ve kitapevleri yaz tatiline hazırlanan çocuklar için de alternatifler sunuyor. Çocuk kitaplıklarının baş eserleri arasında yer alan Jules Verne'in ''80 Günde Devri Alem''i, Muzaffer İzgü'nün ''Ekmek Parası'' ile Antoine de Saint-Exupery'nin ''Küçük Prensi'', öneriler listesinde ilk sıralarda yer alıyor. Ayrıca, Louisa May Alcott'un ''Küçük Erkekler'', Zehra Ünüvar'ın ''Bizim Fare Televizyon Yıldızı'', Hüseyin Güney'in ''Irmağın Türküsü'', Hidayet Karakuş'un ''Başparmağın Öyküsü'' ile Zuhal Peksoy'un ''Hassas Burun Dedektiflik Bürosu'' adlı kitapları, miniklere renkli ve heyecan dolu bir tatilin kapılarını açıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-115083852503054236?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/115083852503054236/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=115083852503054236&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115083852503054236'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115083852503054236'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/06/ocuklara-birka-neri.html' title='ÇOCUKLARA BİRKAÇ ÖNERİ'/><author><name>yunusnadir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06857964873263085366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://i77.photobucket.com/albums/j68/cahidefgan/yunusavtr02.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-115083685697543401</id><published>2006-06-20T23:47:00.000+03:00</published><updated>2006-06-20T23:54:16.986+03:00</updated><title type='text'>HAYALE AKAN AT [II. BÖLÜM]</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/1600/hayal80.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/320/hayal80.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Tıpkı rüya gibi, dedi. Zamansızlık evreninde misafir olmak onun için bir ayrıcalıktı. Ufuk kendisine verilen bu fırsatı iyi değerlendirmeliydi. Bu evrende her şey dondurulmuş gibiydi. Soğuk ve saydam görünüyordu ne varsa. &lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;Yaşlı adam, yaklaş dedi. Ufuk’un elinden tuttu. Küçücük eli ihtiyarın avucunun içinde kayboldu. Soğuk bir his duydu. Devasa aynanın önüne geldiler. Ayna bu evrende yaşayanlar için sanki bir evdi. Gir, dedi ihtiyar. Onun için aynanın içine girmek şelaleden kesintisiz akan bir suyun içinden geçmek gibiydi. Islandığını düşündü. Sonsuza akan yollar, kendi ekseni etrafında dönen çeşitli şekiller, çiçeğe böceğe, kuşlara benzer binlerce canlılar, gözünün alabildiğine yeşil, mavi, kırmızı, mor, turuncu, sarı, pembe, eflatun ve bu renklerin sayısız tonuyla karşılaştı. Hiç geceyi yaşamayan bu evren, Güneş gibi bir ışık kaynağından da beslenmiyordu, ama sonsuz bir aydınlığın içinde yüzüyorlardı. Yürümek, koşmak bir zaman sonra onu yorardı. Bu evrende yorulmakta yoktu. Kendini bir tüy kadar hafif hissediyordu. İhtiyara “çocuk” dedi.&lt;br /&gt;— Bu evrende çocuk yok mu?&lt;br /&gt;İhtiyar gülümsedi. Eliyle havada daireler çizerek sessizliğin içine doğru bağırıyordu. Bağırmak bile rahatsız etmiyordu.&lt;br /&gt;—Çocuklar, çocuklar, çocuklaaaar.&lt;br /&gt;Uzaklardan akan bir yıldız kümesi onlara doğru yaklaşıyordu. Şekiller yaklaştıkça gelenlerin yüzlerce çocuk olduğu fark ediliyordu. Bu evrendeki her şey ve herkes çok hızlıydı. Bir ışık akımı gibi bir ses gibi hızla kayıyordu her şey. Birden Yüzlerce çocuk Ufuk’un etrafını sardı. Bir süre bakıştılar. Şaşırmıştı; ama onlarda şaşkınlık ifadesinden eser yoktu. Sanki her şey olağandı onlar için. Ufuk gördüklerine inanamıyordu. Her çocuğun kalemle çizilmiş gibi düzgün kaşları ve upuzun kirpikleri vardı. Onların da saçları yoktu. Sesleri çıkmıyordu ama bariz bir şekilde konuşuyorlardı. Sanki sessizliğin içinde bir sesti bu. Belki de bu evrenin özünden kaynaklanan bir şeydi. Belki de bu evreni meydana getiren maddeler sesi yutuyordu. Belki de bizim duyma eşiğimizin çok altında konuşuyorlardı. İhtiyar Ufuk’un elinden tutarak çocuklarla tek tek tanıştırdı. Ufuk her çocuğun elini sıkıyor ve onlara gülümsüyordu. Tanışırken el sıkmayı bilmiyorlardı. Onlara bu davranış çok ilginç gelmişti. Bir ara Ufuk’u unutup birbirlerinin ellerini sıkmaya başladılar. O kadar uzattılar ki bu işi, artık bu davranış onlar için bir oyun haline dönüşmüştü. Ufuk bir an çocukların kendisiyle alay ettiğini zannetti. İhtiyar tokalaşmayı çocukların yeni öğrendiğini ve bu davranıştan çok hoşlandıklarını söyledi. “Çok ilginç…” dedi, Ufuk. İhtiyar:&lt;br /&gt;—Nasıl söylesem… Şimdi sizin bu davranışınız onlara oyun gibi geldi.” Ufuk:&lt;br /&gt;— Sahi oyun oynarlar mı?&lt;br /&gt;—Onlar oyun bilmezler.&lt;br /&gt;—Peki, nasıl vakit geçirirler? Neler yaparlar o zaman?&lt;br /&gt;—Unutma burada zaman yok. Onlar kendi yalnızlıklarının içinde sadece kendilerini yaşarlar.&lt;br /&gt;—Peki, madem burada zaman yok; o halde siz nasıl yaşlandınız. İhtiyar güldü. Ben Dünyalıyım. Dünya’da çocuk olmayı başaranlara bu âlemin anahtarları verilir. Ben de bunu başaranlardan biriyim.&lt;br /&gt;Ufuk’un aklına güzel bir fikir geldi.&lt;br /&gt;— O zaman onlara bir oyun öğreteyim. Belki birbirlerinin farkına varırlar. Belki de yalnızlıktan kurtulurlar, dedi. İhtiyar:&lt;br /&gt;—İlginç bir fikir. Bunu hiç düşünmemiştim; ama nasıl olur? Onları bu yalnızlıktan hangi oyun kurtarabilir? Ufuk:&lt;br /&gt;—Futbol mesela. Hani atın babama fırlattığı top var ya, yuvarlak küreye benzer bir şey.&lt;br /&gt;—Evet&lt;br /&gt;—İşte öyle bir cisim bulmamız lazım.&lt;br /&gt;Bu evrende o cisimden çok var; ama burada onlar sabit durmaz. Sürekli hareket halindedirler. Kimseler de yakalayamaz onları. Durmaksızın havada uçar dururlar. Yüzeye temas etmezler.&lt;br /&gt;—Başarmamız lazım. Mutlaka yakalamamız lazım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;yunus nadir eraslan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Öykümüz devam edecek...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-115083685697543401?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/115083685697543401/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=115083685697543401&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115083685697543401'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115083685697543401'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/06/hayale-akan-at-ii-blm.html' title='HAYALE AKAN AT [II. BÖLÜM]'/><author><name>yunusnadir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06857964873263085366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://i77.photobucket.com/albums/j68/cahidefgan/yunusavtr02.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-115071767600640645</id><published>2006-06-19T14:37:00.000+03:00</published><updated>2006-06-19T14:50:22.456+03:00</updated><title type='text'>KARNEMİZİ DE ALDIK</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/1600/karne%204.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/320/karne%204.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Karne günüydü.&lt;br /&gt;Çocuk okuldan döndü.&lt;br /&gt;Annesi "Karnen nerede?" diye sordu.&lt;br /&gt;Çocuk güldü :&lt;br /&gt;-Arkadaşıma ödünç verdim. Babasını korkutacak...&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;"&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Her çocuk bizim için değerlidir. Çocuğun eve götürdüğü karne aynı zamanda ailenin ve içinde yaşadığı toplumun da karnesidir."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-115071767600640645?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/115071767600640645/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=115071767600640645&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115071767600640645'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115071767600640645'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/06/karnemizi-de-aldik.html' title='KARNEMİZİ DE ALDIK'/><author><name>yunusnadir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06857964873263085366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://i77.photobucket.com/albums/j68/cahidefgan/yunusavtr02.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-115031117884421636</id><published>2006-06-14T21:45:00.000+03:00</published><updated>2006-06-25T21:23:42.576+03:00</updated><title type='text'>BİZİM EVİN HALLERİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/1600/cocuksu.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/320/cocuksu.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Anne&lt;/span&gt;:&lt;/strong&gt;- (bağırır) Mücteba Mücteba&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Mücteba&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: - Beni mi çağırdın anne?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Anne&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;:- (sinirli ) Yok, babanı…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Mücteba&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: - Ama anne, biliyorsun babam daha işten dönmedi, hem(sözünü keser)&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Anne&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: - Oğlum, benim senin babanla ne işim olabilir?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Mücteba&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;:- Ne bileyim anne.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Anne&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: - (Anne çocuğun ellerinin ve yüzünün kir içinde olduğunu fark eder, oğlunu dikkatle süzer.) Dur bakiyim, ne bu halin senin? Gene ne yaptın çabuk söyle.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Mücteba&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: - Anne, maç yaptık o kadar. Hani saha da biraz çamur olunca… Topu eline alıyorsun, o ellerle terini siliyorsun, bazen düşüyorsun.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Anne&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;:- Sus sus! Yeter artık çıldıracağım. Pissin işte pissin, sana doğru oynamayı bir türlü öğretemedim. Ne olur bir gün de temiz gel şu eve, baş belası.&lt;br /&gt;(&lt;strong&gt;çocuk başını yere eğer)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;Eğer bir çocuk sürekli eleştirilmişse, kınama ve ayıplamayı öğrenir.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-115031117884421636?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/115031117884421636/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=115031117884421636&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115031117884421636'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115031117884421636'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/06/bizim-evin-halleri.html' title='BİZİM EVİN HALLERİ'/><author><name>yunusnadir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06857964873263085366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://i77.photobucket.com/albums/j68/cahidefgan/yunusavtr02.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-115026943492989574</id><published>2006-06-14T10:16:00.000+03:00</published><updated>2006-06-14T10:17:14.943+03:00</updated><title type='text'>KELOĞLAN'IN TUZ ÖLÇEĞİ</title><content type='html'>&lt;img style="WIDTH: 208px; HEIGHT: 148px" height="169" hspace="10" src="http://www.diyanet.gov.tr/DIYANET/2001cocuk/mayis/images/keloglan.jpg" width="208" align="right" /&gt;Bir varmış bir yokmuş. Allah'ın kulu çokmuş. Çok demesi günahmış. Memleketin birinde bir keloğlanla yaslı annesi varmış. Annesi "Kel oğlum, keleş oğlum, dünyaya eş oğlum" diyerek oğlunu severmiş. Keloğlan da annesini sever sayarmış. Annesi bir gün keloğlana seslenmiş:&lt;br /&gt;--Oğlum, tuz ölçeğimiz kırıldı. Git çarsıdan yenisini al getir, demiş. Keloğlan:&lt;br /&gt;--Aman anne... Ne gerek var. Yemeğe göz kararı yağ, el kararı tuz at, demiş. Annesi kızmış:&lt;br /&gt;--Keleş oğlan...Bırak tembelliği. Haydi doğru çarsıya. Tuz ölçeğini al getir. Ne alacağını unutma. Yolda giderken "kırıldı, kırıldı" diye söylenirsen unutmazsın demiş. Keloğlan'ın tembelliği üstündeymiş. Hımbıl hımbıl söylenerek yola düşmüş.&lt;br /&gt;Kırıldı...Kırıldı Balıkçılara yol kenarındaki derede avlanıyorlarmış. Keloğlanın söylenişine bakarak kendileriyle alay ediyor sanmışlar. Bağırıp çağırmışlar:&lt;br /&gt;--Keloğlan...Sen bizimle dalga geçiyorsun, hiç öyle denir mi?&lt;br /&gt;--Ne diyeceğim ya?&lt;br /&gt;--Biri çıktı, biri daha çıkar inşallah, diyeceksin. Keloğlan çok üzülmüş. Balıkçılardan öğrendiği gibi söylenerek yoluna devam etmiş.&lt;br /&gt;Biri çıktı, biri daha çıkar inşallah&lt;br /&gt;Biri çıktı, biri daha çıkar inşallah&lt;br /&gt;Çok gitmeden &lt;span class="fullpost"&gt;önüne bir cenaze çıkmış. Cenazeyi evin kapısından yeni çıkarıyorlarmış. Keloğlan tabuta bakarak söylenmeye devam ediyormuş.&lt;br /&gt;Biri çıktı, biri daha çıkar inşallah&lt;br /&gt;Biri çıktı, biri daha çıkar inşallah&lt;br /&gt;Ölenin akrabası Keloğlanı duymuş. Koşup kulağına yapışmış. Kıvırdıkça kıvırmış. Sonra bağırmış&lt;br /&gt;--Ölünün arkasından böyle söylemeye utanmıyor musun?&lt;br /&gt;--Ne demem gerekiyor?&lt;br /&gt;--Allah rahmet eylesin, denir.&lt;br /&gt;--Peki, şimdiden sonra öyle diyeceğim.&lt;br /&gt;Keloğlan ezilip büzülerek yola devam etmiş. Bir yandan da söyleniyormuş.&lt;br /&gt;Allah rahmet eylesin.&lt;br /&gt;Allah rahmet eylesin.&lt;br /&gt;O gün her nasılsa domuzun biri yolunu şaşırmış, kasabanın içine kadar girmiş. Koca bir köpek domuzu tutup boğmuş. Domuz yerde debelenip son nefesini veriyor, köpek de yalanıyormuş. Keloğlan da durmadan söyleniyormuş:&lt;br /&gt;Allah rahmet eylesin.&lt;br /&gt;Allah rahmet eylesin. Oradan geçmekte olan biri Keloğlanı duymuş. İyice sinirlenip basmış tokadı:&lt;br /&gt;--Budala oğlan. Kafanda saçın yok, içinde akil yok. Domuza rahmet okunur mu?&lt;br /&gt;--İt dişi domuz derisine, diyeceksin.&lt;br /&gt;--Sağ ol amca. Bundan sonra öyle derim.&lt;br /&gt;Keloğlan yoluna devam etmiş. Bir yandan da söyleniyormuş:&lt;br /&gt;İt dişi domuz derisine&lt;br /&gt;İt dişi domuz derisine&lt;br /&gt;Yolun kenarındaki küçük bir kulübede bir ayakkabı tamircisi varmış. Tamirci pençe yapacağı bir çizmenin altını bir türlü sökemiyormuş. En sonunda tutmuş çizmenin ökçesini ağzına alarak çekip çıkarmaya çalışmış. Tam bu sırada Keloğlan söylenerek geçiyormuş:&lt;br /&gt;İt dişi domuz derisine&lt;br /&gt;İt dişi domuz derisine&lt;br /&gt;Tamirci fırlayıp elindeki çekici bizimkine yapıştırmış:&lt;br /&gt;İt dişi senin ağzındadır. Utanmaz mısın benimle alay etmeye?&lt;br /&gt;--Amca, sana demedim.&lt;br /&gt;--Kes...Kolay gelsin. Asıl çek kopsun, diyeceğin yerde, alay ediyor, bir de uzatıyor. Çekiçten sonra paparayı da yiyen Keloğlan başını tuta tuta yola devam etmiş. Bir taraftan da söyleniyormuş:&lt;br /&gt;Kolay gelsin. Asıl çek kopsun&lt;br /&gt;Kolay gelsin. Asıl çek kopsun&lt;br /&gt;Sapanla kus peşinde koşan yaramazın biri bir evin camlarını kırmış. Çocuğun babası kızmış. Yaramazın kulağını tutmuş, "Elin camlarını niye taşladın" diye azarlıyormuş. Keloğlan öfkeli babaya bakarak söylenmiş:&lt;br /&gt;Kolay gelsin. Asıl çek kopsun&lt;br /&gt;Kolay gelsin. Asıl çek kopsun&lt;br /&gt;Baba oğlunun kulağını bırakmış. Koşup Keloğlanın kulağına yapışmış.&lt;br /&gt;--Kolay gelsin ha. Kopsun ha. Kolay mı imiş?&lt;br /&gt;Keloğlan acı ile bağırmış&lt;br /&gt;--Amca...Bırak kulağımı. Sana demedim.&lt;br /&gt;--Bırak numarayı. Aklınca dalga geçeceksin. Etme ağam, bırak ağam, desen ne olurdu? Keloğlan kulağını kurtarıp tabanları yağlamış. Bir yandan da yine söyleniyormuş:&lt;br /&gt;Etme ağam. Bırak ağam&lt;br /&gt;Etme ağam. Bırak ağam&lt;br /&gt;O gün kasabada bir kuduz köpek ölmüş. Ortalığı kokutmuş. Adamın biri sürükleyip bir çukura atmaya çalışıyormuş. Çukura attıktan sonra üstüne kireç atıp gömecekmiş. Adam koca köpeği güçlükle sürüklemeye çalışırken Keloğlan çıkagelmiş. Bir yandan da durmadan söyleniyormuş:&lt;br /&gt;Etme ağam. Bırak ağam&lt;br /&gt;Etme ağam. Bırak ağam&lt;br /&gt;Adam köpeği olduğu yerde bırakıp Keloğlana saldırmış. Vurmuş. Vermiş veriştirmiş&lt;br /&gt;--Utanmaz kel. Akilsiz kel. Köpeğe merhamet dilenir mi? Öf ne pis kokuyor, de geç git. Keloğlan adamın elinden kaçıp kurtulmuş. Bir yandan başına gelenleri düşünüyor bir yandan başına gelenleri düşünüyor bir yandan da söyleniyormuş:&lt;br /&gt;Öf... Ne pis kokuyor&lt;br /&gt;Öf... Ne pis kokuyor&lt;br /&gt;Yol üstünde bir hamam varmış. Genç bir kadın hamamdan çıkmış, hoş kokular sürünüp evine dönüyormuş. Bizim ki de söyleniyormuş:&lt;br /&gt;Öf... Ne pis kokuyor&lt;br /&gt;Öf... Ne pis kokuyor&lt;br /&gt;Kadın kendisine lâf atıldığını sanmış. Koşup yakalamış. Öfkeden zangır zangır titreyerek ağzına yüzüne vurmaya başlamış...&lt;br /&gt;--Budala kel kafalı... Laf atmaya utanmıyor musun? Senin kafanı kıracağım.&lt;br /&gt;--Ablacığım dur. Kiracığım dedin de aklıma geldi. Bizim tuz ölçüsü kirildi. Gidip çarsıdan alacağım. Keloğlan böyle deyip bir dükkâna girmiş. Kadın ardından baka kalmış.&lt;br /&gt;Keloğlan elinde TUZ ÖLÇÜSÜYLE eve dönmüş.&lt;br /&gt;akıp Keloğlana saldırmış. Vurmuş. Vermiş veriştirmiş. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-115026943492989574?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/115026943492989574/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=115026943492989574&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115026943492989574'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115026943492989574'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/06/kelolanin-tuz-lei.html' title='KELOĞLAN&apos;IN TUZ ÖLÇEĞİ'/><author><name>erdal s. pınar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03889915522077710214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-115023102451284959</id><published>2006-06-13T23:30:00.000+03:00</published><updated>2006-06-15T20:32:14.033+03:00</updated><title type='text'>HAYALE AKAN AT</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/1600/hayal21.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/320/hayal21.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Babası sabahın köründe uyandırmıştı. Uzaklara gidilecekti. Her şey akşamdan hazırlanmıştı. Yere serilecek kilim, kahvaltı sepeti, su kabı, çay için piknik tüpü, mangal, hamak, balık yakalamak için olta bile düşünülmüştü. Arabaya bindiler. Ailenin keyfine diyecek yoktu doğrusu. Bir an evvel şehrin keşmekeşinden kurtulup maviyle yeşilin kavuştuğu ufuk çizgisinin ta arkasına gideceklerdi. Aile şehri bir an evvel terk etmek için sabırsızlanıyordu. Radyodaki haber programına bile tahammülleri yoktu. Anne:&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;—Biz şehirden uzaklaştıkça bu haber programları sanki bizi yine o keşmekeşin merkezine çekiyor, dedi. Frekanslar arasında gezinerek kendine dinleyebileceği bir müzik programı buldu.&lt;br /&gt;Ufuk, arabanın arkasında oturuyor ve çok mutsuz görünüyordu. Oldum olası piknik gezilerinden hiç hoşlanmazdı. Arkadaşlarından, oyuncaklarından, deli gibi sevdiği bilgisayarından uzaktı çünkü. Çünkü onun bir sürü hayal kahramanı vardı ve her kahramanın farklı üstün özellikleri onunla kahramanları arasında sıkı bağlar kurmasına sebep olmuştu. Kahramanları şimdi yalnızdı. Sahi kahramanları ‘var’ mıydı? Var olan bilgisayarın kendisimiydi yoksa. Ya bilgisayar, varlığını nelere borçluydu acaba? Sıkılmıştı. Şimdi bilgisayarın karşısında olsaydı böyle karmaşık sorular onu meşgul etmeyecekti. En sevdiği futbolu bile bilgisayarda oynayacaktı. Daha dün gece, peş peşe beş gol atmıştı, dünyanın en baba takımına. Stadyum inip inip kalkıyordu. Kendi ülkesini şampiyonlar ligine taşımanın gururuyla uyumuştu. Önünde zorlu iki maç daha vardı. Onları da bir geçebilseydi. Ülkesi bir şampiyon olabilseydi… O, düşlerini yumak yumak sara dursun, piknik yerine gelinmişti bile.&lt;br /&gt;Araba Yüksek bir tepenin eteğinden geçen daracık bir yolun kenarında durmuştu. Tepenin yamaçlarını sütun gibi göğe uzanan çam ormanı kaplamıştı. Aşağılara doğru genişleyen vadinin içinden ıssız bir dere akıyordu. Dere yer yer küçüklü büyüklü serpilmiş çukurları da suyla doldurmuş, irili ufaklı göletler oluşturmuştu. Baba:&lt;br /&gt;— İşte, balığı bu derede tutacağız, dedi. Anne ve babanın olanca mutluluğu yüzlerinden okunmasına rağmen, Ufuk hala hareketsiz ve somurtkan duruşunu bozmamıştı bile. Ufuk’un bu halini gören baba sinirlendi birden.&lt;br /&gt;— Yeter artık bırak somurtup durmayı da doğanın tadını çıkarmaya bak. Ne yani, yine eve hapsolup televizyon başında zaman mı öldürseydik. Aklından neler geçiyor, iyi biliyorum, dedi. Hışımla Ufuk’un elindeki topu kaptığı gibi sert bir tekmeyle derenin olduğu yöndeki çayırlık alana fırlattı. Top havada kavis çizerek çayırlık alana doğru süzüldü. Ufuk topun peşinden koşarken, “Bir daha gelmeyeceğim işte.” diye bağırıyordu. Top ilerde uzun otların arasında kaybolmuştu. Ufuk topun düştüğü yeri arıyordu. Diz boyu uzanan otlar topu saklamıştı ondan. Topun düştüğü alanı gözüyle genişçe taradı. Gözü bir noktaya takılmış ve öylece kala kalmıştı. Tam önünde yüz metre kadar ilerde iri beyaz bir cisim kıpırdıyordu. Anlaşılan canlıydı bu. Birden topu unuttu. Ufuk cisme doğru ilerlerken onun çayıra uzanmış ve karnını güneşe açmış beyaz bir at olduğunu fark etti. Heyecanlanmıştı. Durdu. Etrafına bakındı. Bu atın bir sahibi olmalıydı. Görünürde ondan başka kimsecikler yoktu. Böyle güzel bir at neden sahipsizdi acaba? Atı ürkütmemek için ağır adımlarla yaklaşıyordu. Ata çok yaklaşmıştı. Tekrar durdu. At Ufuk’u fark edince dört ayağının üzerine dikiliverdi birden. Ufuk şaşırmıştı. Ona dokunmak istiyordu. Bu ilk dokunuşu olacaktı ata. Bereket, at korkmamıştı ondan; korksaydı kaçardı. İkisi de uzunca bir zaman birbirlerini süzdüler. Baba ve anne ise uzaktan olanları merakla seyrediyordu. Onlar da atın ürkmesinden korkuyor ve bilerek seslenmiyorlardı.&lt;br /&gt;At hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Atlar nelerden hoşlanırdı acaba? Ne olursa olsun artık yaklaşmayı denemeliyim diye düşündü. Ağır adımlarla yaklaşmaya devam etti. Atta hiçbir tedirginlik belirtisi görünmüyordu. İyice yaklaştı. Artık dokunabilirdi ona. Parlak beyaz tüyleri, boynundan aşağı akan alaca saçlarıyla görkemli bir attı bu. Önce saçlarına dokundu. Parmaklarıyla atın saçlarını taradı. Huysuz bir at değildi anlaşılan. Babası ve annesi adeta donakalmış, at ile Ufuk arasındaki sessiz diyalogu hayretle izliyorlardı. Görülmeye değer bir sahneydi doğrusu. At birden arka dizlerinin üzerine oturup ön dizlerini de kırarak küçülüverdi. Ufuk atın bu hareketinin anlamını çok çabuk çözmüştü. At onu sırtına almak istiyordu. Önceden ata hiç binmemişti. O, bunları düşünürken, at öylece onu bekliyordu. İki elini atın sırtına koyup iki ayağı üzerinde sıçrayarak hızlı ve çevik bir hareketle atın üzerine oturmayı başardı. Bu harekete Cüneyt Arkın’ın filmlerinden aşina idi. At hafif hareketlerle onu kalçasına yakın bir yere yerleştirdi. Yine usulca kalkıp dört ayağı üzre dikildi. Anne olanlardan tedirgin olmuş, tam bağıracakken baba, anneyi uyardı. Baba aksine çok soğukkanlı görünüyordu.&lt;br /&gt;Ufuk atın saçlarından sıkıca tutmuş ve düşme korkusundan iki ayağıyla atın karnını sımsıkı kavramış tir tir titriyordu. At sanki Ufuk’un korktuğunu sezmiş gibi, onu rahatlatmak için hafif hafif olduğu yerde ayaklarını kaldırıp indirerek yerinde dans ediyor, başını öne arkaya sallıyordu. Atın bu davranışı Ufuk’un o kadar hoşuna gitmişti ki O da kollarını her iki yana açarak ve atın sırtında bir sağa bir sola salınarak uyum içinde bu gösteriyi sürdürmeye başladılar. Bir yandan da anne ve babasına el sallayan Ufuk:&lt;br /&gt;— Ben artık beyaz atlı bir prensim, diye bağırıyordu. İşte özgürlük bu olmalıydı.&lt;br /&gt;Bir süre dans ettiler. Artık kendinden geçmişti Ufuk. Topunu gördü birden. Atı topa doğru sürdü Ufuk. Sanki ona top oynamayı öğretmek istiyordu. Kulağına eğildi atın. Hadi vur, dedi. At anlamıştı sanki Ufuk’un ne demek istediğini. Hafifçe geri çekildi, ön sağ ayağını karnına doğru çekti ve iyice gerdirdi. Aniden yayından fırlayan ok gibi iri toynağıyla topa öyle bir vurdu ki… Top havada nazlı süzülüşlerle babanın olduğu yöne doğru yükselerek bir mermi hızında ilerliyordu. Bir topun gözden kaybolurcasına bu kadar havalanabildiğine ilk kez şahit oluyordu. “Baba yakala”, diye bağırdı.&lt;br /&gt;Ufuk, topun havada yükselişini izlerken at, rüzgâr hızında vadinin derinliklerine doğru ilerlemeye başladı. Ufuk artık atıyla bütünleşmiş, atın olanca hızına karşı hiç aldırmadan iki kolunu sağa ve sola açmış “heeeeeeey” diye bağırarak uçarcasına ilerliyordu vadiden. Bu öylesine bir hız akımıydı ki renkler kayboluyor, bütün şekiller görünümlerini yitiriyordu. Cisimler hızla birbirine çarpıyor, her çarpışma etrafına devasa ışık gülleri yayıyordu. Hızla kayboluyorlardı. Etrafındaki şekiller belirginleştikçe yavaşladıklarını anlıyordu. Saydam bir evrene girmişlerdi. Tüm şekiller parlak, saydam ve ıslak görünüyordu. Atının yürürken sert ve tok vuruşlarla çıkardığı ritmik sesler bu evrende yerini derin sessizliğe bırakmıştı. Sessizliğin sesini duyuyordu Ufuk.&lt;br /&gt;İki saydam sütunun arasına yerleştirilmiş devasa bir aynanın karşısında durdular. Aklına annesi ve babası geldi birden. Tam saatine bakacaktı ki kolundaki saatinin olmadığını gördü. İnce ve sessiz bir sesle irkildi. Orta boylu, uzun sakallı uzun kirpikli yaşlı bilge ona gülümsüyordu. Zamansızlık evrenine hoş geldin, dedi. Ufuk’un kolunu göstererek, “o eridi” dedi.&lt;br /&gt;— Saat mi? Dedi Ufuk.&lt;br /&gt;—Evet, saat eridi. Zira bu evrende hiçbir metal bulunmaz. Metal sizin evrenin madenidir.&lt;br /&gt;— Şimdi ben ne yapacağım, ya babam merak ederse? Dedi yaşlı bilgeye. Yaşlı bilge:&lt;br /&gt;— Üzülme, bizim evrenimizde üzüntüye, tedirginliğe yer yoktur. Zira sen atımın fırlattığı top babanın kucağına düşene değin buradasın, dedi. Ufuk:&lt;br /&gt;— O kadar kısa mı? Dedi. Yaşlı bilge gülümsedi.&lt;br /&gt;— Unutma, sen zamansızlık evrenindesin. Zamandan kurtuldun sen. Sen şimdi özgürsün. Dilediğin kadar kalabilirsin evrenimizde. Sen ne zaman gidersen top babanın kucağına o zaman düşer.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;yunus nadir eraslan&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Not: Öykünün devamını okumak üzere haftaya salı günü görüşelim çocuklar.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-115023102451284959?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/115023102451284959/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=115023102451284959&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115023102451284959'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/115023102451284959'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/06/hayale-akan-at.html' title='HAYALE AKAN AT'/><author><name>yunusnadir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06857964873263085366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://i77.photobucket.com/albums/j68/cahidefgan/yunusavtr02.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-114953150677867767</id><published>2006-06-05T21:07:00.000+03:00</published><updated>2006-06-05T21:18:26.790+03:00</updated><title type='text'>Çocukluk Kokusu</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1757/1125/1600/56060095_816471dcb6_s[1].0.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1757/1125/320/56060095_816471dcb6_s%5B1%5D.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yüz bin yıl öncesinden gül kokusu&lt;br /&gt;Cennet esintili yüz bin yıl öncesinden&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-114953150677867767?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/114953150677867767/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=114953150677867767&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114953150677867767'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114953150677867767'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/06/ocukluk-kokusu.html' title='Çocukluk Kokusu'/><author><name>Mecazz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='10' src='http://1.bp.blogspot.com/_SUc3aXLk05s/Sn7lTp26Q7I/AAAAAAAAADk/FPObmvYegBs/S220/profile-.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-114925628933024850</id><published>2006-06-02T16:48:00.000+03:00</published><updated>2006-06-02T17:03:27.406+03:00</updated><title type='text'>ÇOCUK</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;gökyüzünden haberli&lt;br /&gt;yıldız seyrinde çocuk&lt;br /&gt;yansır arı, duru ışıltı&lt;br /&gt;su gibi aziz çocuk&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uç uç böcek ile dost&lt;br /&gt;toprağa yakın çocuk&lt;br /&gt;oyunlar içinde şen&lt;br /&gt;gül aydınlığı çocuk&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Murat Soyak&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-114925628933024850?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/114925628933024850/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=114925628933024850&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114925628933024850'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114925628933024850'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/06/ocuk.html' title='ÇOCUK'/><author><name>biryaprak</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-114917646802436733</id><published>2006-06-01T18:38:00.000+03:00</published><updated>2006-06-13T23:52:49.346+03:00</updated><title type='text'>ÇOCUK HALLERİM</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/1600/cocuk1.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/320/cocuk1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçime biriktin yalnız&lt;br /&gt;Ve suskun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi oyunda kanadı elin&lt;br /&gt;Nasıl düştün&lt;br /&gt;Neden soğuk gömleğin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklıma biriktin yalnız&lt;br /&gt;Ve suskun&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi koş&lt;br /&gt;Dağı kopar şu kadar&lt;br /&gt;Şu kadar da bulut getir&lt;br /&gt;Elinle&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durma&lt;br /&gt;Bahar getir, misket getir&lt;br /&gt;Oyun getir&lt;br /&gt;Ver elini elime&lt;br /&gt;Koştur beni de&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biriktin içime&lt;br /&gt;Yalnız ve suskun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çık omzuma&lt;br /&gt;Çık ve yakala&lt;br /&gt;Çek güneşi yanına&lt;br /&gt;Isıt biraz&lt;br /&gt;Beni de…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıvrıldın içime&lt;br /&gt;Yalnız ve suskun&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-114917646802436733?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/114917646802436733/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=114917646802436733&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114917646802436733'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114917646802436733'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/06/ocuk-hallerim.html' title='ÇOCUK HALLERİM'/><author><name>yunusnadir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06857964873263085366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://i77.photobucket.com/albums/j68/cahidefgan/yunusavtr02.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-114916767427773402</id><published>2006-06-01T16:09:00.000+03:00</published><updated>2006-06-01T16:14:34.283+03:00</updated><title type='text'>Kırmızı Çoraplı Sarışın Kıza</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1757/1125/1600/220904[1].0.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1757/1125/320/220904%5B1%5D.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bekle küçüğüm&lt;br /&gt;Açacak bir gün&lt;br /&gt;Salkım söğüt ağaçları&lt;br /&gt;Yarınlara umutla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bekle küçüğüm,&lt;br /&gt;Sen de bir gün&lt;br /&gt;Ağlayacaksın&lt;br /&gt;Yitirilmiş çocukluğuna&lt;br /&gt;Elindeki bebekle&lt;br /&gt;Bekle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayşe kahveci&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-114916767427773402?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/114916767427773402/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=114916767427773402&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114916767427773402'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114916767427773402'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/06/krmz-orapl-sarn-kza.html' title='Kırmızı Çoraplı Sarışın Kıza'/><author><name>Mecazz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='10' src='http://1.bp.blogspot.com/_SUc3aXLk05s/Sn7lTp26Q7I/AAAAAAAAADk/FPObmvYegBs/S220/profile-.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-114867681866235666</id><published>2006-05-26T23:42:00.000+03:00</published><updated>2006-06-05T21:36:36.670+03:00</updated><title type='text'>UYKU TUTMAYAN ÇOCUK</title><content type='html'>Belki varmış belki yokmuş. Evvel zamanda değil daha yeni zamanlarda Selçuk adında bir çocuk yaşarmış. Bu çocuk gündüz uyumadığı gibi ( aslında tam uykuya dalacakken, dedesi onu konuşturmaya başlamış, başlamış ama…), her nasılsa gece de bir türlü uyuyamamış. &lt;span class="fullpost"&gt;  Annesi masal anlatmış, uyku yok. Babasına şiirler mi okutturmamış, masallar mı anlattırmamış, yine uykusu yokmuş. Annesi son bir kez masal anlatarak “İyi uykucuklar oğlum, tatlı rüyalar!..” demiş. Bir türlü uyuyamayan çocuk, başlamış hırçınlığa, mızmızlanmaya. Oysa abisi uykunun tarlalarında ak zambaklar, papatyalar toplamaya çoktan başlamıştı. Gözlerinden uyku akan annesinin sabır taşı çatlamış ve bir kızmış, bir kızmış çocuğa. Odasındaki gece lambasını söndürmekle mi, yatak arkadaşı tavşanı alıp götürmekle mi, daha neler nelerle tehdit etmemiş. Ama boşuna, bizim ki mızmızlanmaya yine devam etmiş. Bunun üzerine uyku tutmayan çocuğu yanına çağıran annesi: “Madem uyku tutmuyor, uyuyamıyorsan, o halde sana bir görev vereyim onu yap!” demiş. Birden heyecanlanan Selçuk : “Olur, olur anneciğim ne dersen, yaparım!” demiş. Oysa bu görevin ne olduğunu bile bilmiyormuş. Annesi : “Madem seni uyku tutmuyor, gel sen de bizim yatak odasının kapısı önünde sabaha kadar nöbet tut!..” demiş. Annesine söz verdiğine bin pişman olmuş olmasına ama iş işten çoktan geçmiş. Başlamış nöbet tutmaya. Annesi bir güzel uyuyormuş masal kızları gibi, bir güzel uyuyormuş mışıl mışıl. Ta ki horozlar ötene, Kafdağı seferini yapan Anka Treni ovadan geçene kadar nöbete devam etmiş. Sabahın ilk ışıklarıyla beraber her şey uyanırken, bizimki uykunun bahçelerinde gezintiye çıkmış.&lt;br /&gt;Belki üç elma bulurum diye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsmail Karakurt&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-114867681866235666?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/114867681866235666/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=114867681866235666&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114867681866235666'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114867681866235666'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/05/uyku-tutmayan-ocuk.html' title='UYKU TUTMAYAN ÇOCUK'/><author><name>Mecazz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='10' src='http://1.bp.blogspot.com/_SUc3aXLk05s/Sn7lTp26Q7I/AAAAAAAAADk/FPObmvYegBs/S220/profile-.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-114867430197778774</id><published>2006-05-26T23:06:00.000+03:00</published><updated>2006-05-27T09:33:30.863+03:00</updated><title type='text'>SANA GELİRİM</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1757/1125/1600/10[1].jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 162px; CURSOR: hand; HEIGHT: 219px" height="219" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1757/1125/320/10%5B1%5D.jpg" width="234" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ağaç olsan&lt;br /&gt;Dal olurum&lt;br /&gt;Anne&lt;br /&gt;Yaprak olurum&lt;br /&gt;Sana gelirim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahçe olsan&lt;br /&gt;Gül olurum&lt;br /&gt;Anne&lt;br /&gt;Toprak olurum&lt;br /&gt;Sana gelirim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz olsan&lt;br /&gt;Sel olurum&lt;br /&gt;Anne&lt;br /&gt;Irmak olurum&lt;br /&gt;Sana gelirim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneş olsan&lt;br /&gt;Yol olurum&lt;br /&gt;Anne&lt;br /&gt;Bayrak olurum&lt;br /&gt;Sana gelirim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tacettin ŞİMŞEK&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-114867430197778774?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/114867430197778774/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=114867430197778774&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114867430197778774'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114867430197778774'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/05/sana-gelirim.html' title='SANA GELİRİM'/><author><name>Mecazz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='10' src='http://1.bp.blogspot.com/_SUc3aXLk05s/Sn7lTp26Q7I/AAAAAAAAADk/FPObmvYegBs/S220/profile-.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-114839383504175520</id><published>2006-05-23T17:13:00.000+03:00</published><updated>2006-05-23T17:17:15.046+03:00</updated><title type='text'>Fotoğrafsız Çocuk</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1757/1125/1600/0833.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1757/1125/320/0833.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Hiç fotoğrafım olmadı&lt;br /&gt;On bir yaşıma kadar&lt;br /&gt;On bir yaşımdaysa&lt;br /&gt;İlk okul diploması için çektirilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siyah beyaz&lt;br /&gt;Ve dağınık&lt;br /&gt;Önlüğüm siyah&lt;br /&gt;Yakalığım beyaz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keşke bir fotoğrafım olsaydı&lt;br /&gt;Üç yaşımdan kalma&lt;br /&gt;Dudaklarımdan&lt;br /&gt;Gülücükler sarkan.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-114839383504175520?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/114839383504175520/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=114839383504175520&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114839383504175520'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114839383504175520'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/05/fotorafsz-ocuk.html' title='Fotoğrafsız Çocuk'/><author><name>Mecazz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='10' src='http://1.bp.blogspot.com/_SUc3aXLk05s/Sn7lTp26Q7I/AAAAAAAAADk/FPObmvYegBs/S220/profile-.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-114829232093701827</id><published>2006-05-22T13:01:00.000+03:00</published><updated>2006-05-22T17:26:04.826+03:00</updated><title type='text'>Çocukluk Zamanı</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1757/1125/1600/22222.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 181px; HEIGHT: 118px" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1757/1125/320/22222.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Çocukluk, yaşla sınırlandırılmayan evre. Çocukluğumuz, içimizde sürekli ve şiirseldir.Masalla şiirin, düşle ninninin birleştiği yerdir çocukluk zamanı. 'Zaman zarla oynayan çocuk'sa, çocukluk zamanı da, mermerin beyazlığı, aynı ırmakta çok kez yıkanmayan elden kayıp gitmiş resimler albümüdür.&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Herkesin içindeki çocukluk zamanında bir bilgelik gizlidir. Bu bilgeliğin dili, süt dilidir.Genç bir kızın yalın güzelliği, delikanlıların kalplerindeki tayın yelesi, büyüklerin huzurla uyudukları an, ihtiyarların uykuda gülümseyişidir, çocukluk zamanı.Şiirin vazgeçilmez gençlik aşısıdır çocukluk zamanı. Şiir bunun rüyasını görüyor.'Her şeyin bir mevsimi vardır', çocukluk zamanı gül mevsimidir.O ses, çocukluk zamanından savrulup gelen o ses hiç dinmez. Ses, çocukluk zamanının bahar temizliğidir.Çocukluk zamanı, masal ülkesinin zamanıdır. Kendi zamanını akıyor henüz!&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-114829232093701827?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/114829232093701827/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=114829232093701827&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114829232093701827'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114829232093701827'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/05/ocukluk-zaman.html' title='Çocukluk Zamanı'/><author><name>Mecazz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='10' src='http://1.bp.blogspot.com/_SUc3aXLk05s/Sn7lTp26Q7I/AAAAAAAAADk/FPObmvYegBs/S220/profile-.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-114824636796224686</id><published>2006-05-22T00:15:00.000+03:00</published><updated>2006-05-22T00:19:27.963+03:00</updated><title type='text'>Çocukluğu Öpen Şair: Gökhan Akçiçek</title><content type='html'>Eğilmiş çocukluğu öpüyor Gökhan Akçiçek; çocukluk kaderini, çocukları, sevinçlerini, acılarını. Yüreğini çocuk acıları atlası yapıyor. Onun için; “Şiirlerim, çocuk acılarının toplandığı bir dünya atlası gibi geli&amp;shy;yor bana. Bu atlasın bütün enlem ve boylamları, bütün meridyen&amp;shy;leri çocuk acıları ile dolu.”  diyor. &lt;span class="fullpost"&gt;  Bulutlar güneşi örtmeden bülbül deresinde, ölümü hiç mi hiç yakıştıramıyor çocuklara üç güzel şiir kitabıyla: Bulutlar Örtmese Güneşi (MEB 1995), Bülbül Deresi Şiirleri (MEB 1996), Çocuklara Ölüm Yakışmaz (Kültür Bakanlığı Yayınları 2001)&lt;br /&gt;Bilgece davranarak büyük konuları bırakıp çocukluğun saflığına, kirlenmemişliğine dönerek, küçük metinlere büyük şeyleri incelikle yerleştiriyor. Bu incelikle yerleştirme bir değinme değil, değinmek kabilinden yazmıyor çocukluğu ve çocukları. Onu “Çocuk acıları” gerçekten “ilgilendiriyor”.&lt;br /&gt;Şiiri çocukluluğun kısa tarihi olarak gören Gökhan Akçiçek; orada çocukluğu ile karşılaşan ve kendini ona daha yakın bulan yüreğin coşkusunu, yazgısını, duyarlılığını tutuşturuyor. Çünkü Gökhan Akçiçek’in kitaplarında şiire kaynaklık eden çocukluğu ve onun beslediği şiiri var. Şiiri besleyen çocukluk. Çocukluğu besleyen şiir. Çocukluk evreni şaire, kozanın içindeki kelebeği keşfetme imkanı veriyor.&lt;br /&gt;Çocukluk olmadan şiir yazılabilir mi? Sanmıyorum. Neden? Çünkü her insanın içinde bir çocuk(luk) vardır aslında ve ona çok şey borçludur. Çocukluğun sesi, sevinci olduğu kadar yakıcılığıdır yüreğin.  Çocukluk bazen yakar. Dünya çocuklarının yaşadığı acılar gibi. Şair bu durumu bir söyleşide: “Şiirlerimde ‘çocuk acıları’ başat gidiyor. Çocukluk günlerinin özlemi, kaybolan güzellikler, yaşamın onca acımasızlığı içinde sevinci var etme çabası… Sebebi ise içimdeki çocuğun ölmesini istemememdir.” şeklinde açıklıyor. Çocukluğu yazmak, bitmek bilmez bir zenginlik; çocuklar için yazmaksa bir sorumluluk, bir tat, bir duyarlılıktır.&lt;br /&gt;Çocukluğu uzatmak gerekiyor. Zaten çocukluğun saf akışı devam ediyor. Bunu biliyorsun Gökhan Akçiçek, çocukluğu uzatmaya bak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*(İtalik sözcükler, sözcük grupları ve cümleler Gökhan Akçiçek’e ait.)&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-114824636796224686?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/114824636796224686/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=114824636796224686&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114824636796224686'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114824636796224686'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/05/ocukluu-pen-air-gkhan-akiek.html' title='Çocukluğu Öpen Şair: Gökhan Akçiçek'/><author><name>Mecazz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='10' src='http://1.bp.blogspot.com/_SUc3aXLk05s/Sn7lTp26Q7I/AAAAAAAAADk/FPObmvYegBs/S220/profile-.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-114823982370542366</id><published>2006-05-21T22:25:00.000+03:00</published><updated>2006-05-21T23:46:41.193+03:00</updated><title type='text'>Mutluluğun Resmi [fotoğrafın dili]</title><content type='html'>&lt;br&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/1600/mutlulugunresmi1.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2009/2205/320/mutlulugunresmi1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Çocuk uykudan uyandı&lt;br /&gt;Büyüdü çocuk&lt;br /&gt;Keşke uyanmasaydı&lt;br /&gt;Çocuk kalsaydı çocuk...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-114823982370542366?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/114823982370542366/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=114823982370542366&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114823982370542366'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114823982370542366'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/05/mutluluun-resmi-fotorafn-dili.html' title='Mutluluğun Resmi [fotoğrafın dili]'/><author><name>yunusnadir</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06857964873263085366</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://i77.photobucket.com/albums/j68/cahidefgan/yunusavtr02.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-114823747728722157</id><published>2006-05-21T21:46:00.000+03:00</published><updated>2006-05-22T00:20:46.856+03:00</updated><title type='text'>Bir Zamanların şarkısı</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/1757/1125/1600/05_jpg.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1757/1125/320/05_jpg.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Çocuktum&lt;br /&gt;Çöpten bir at yaptım&lt;br /&gt;Yaprakları kanat yaptım&lt;br /&gt;Uçtum gül bahçelerine. &lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuktum&lt;br /&gt;Güneşi seyre çıktım&lt;br /&gt;Balkonları yıktım&lt;br /&gt;Kaçtım gül bahçelerine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuktum&lt;br /&gt;Küçücük bir ildim&lt;br /&gt;Kendimi Yusuf bildim&lt;br /&gt;Açtım gül bahçelerine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuktum&lt;br /&gt;Amber taşıyan yeldim&lt;br /&gt;Ne yaman seldim&lt;br /&gt;Taştım gül bahçelerine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuktum&lt;br /&gt;Annemi çok yordum&lt;br /&gt;Gökyüzünde kuşlar çok gördüm&lt;br /&gt;Koştum gül bahçelerine..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-114823747728722157?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/114823747728722157/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=114823747728722157&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114823747728722157'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114823747728722157'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/05/bir-zamanlarn-arks.html' title='Bir Zamanların şarkısı'/><author><name>Mecazz</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='10' src='http://1.bp.blogspot.com/_SUc3aXLk05s/Sn7lTp26Q7I/AAAAAAAAADk/FPObmvYegBs/S220/profile-.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-114815742200473292</id><published>2006-05-20T23:25:00.000+03:00</published><updated>2006-05-20T23:43:24.100+03:00</updated><title type='text'>ŞENLİK BAŞLIYOR !</title><content type='html'>&lt;br&gt;&lt;img style="width: 218px; height: 99px;" src="http://oybi.zarifce.com/senlik/latife/images/mac.gif" align="left" /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Gelin dostlarım&lt;br /&gt;Henüz vakit çok geç değil&lt;br /&gt;Yeni bir dünya arayalım,&lt;br /&gt;Bunun için gün batımına dek uzanalım.&lt;br /&gt;Gücümüz yetmese de&lt;br /&gt;Yeri, göğü sarsmaya,&lt;br /&gt;Yine de sahibiz gerekli cesaret ve isteğe.&lt;br /&gt;Zaman ve acılar bizi zayıflatsa da,&lt;br /&gt;İrademiz yeterlidir,&lt;br /&gt;Çabalamaya, aramaya, bulmaya&lt;br /&gt;Ve asla pes etmemeye.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;James Joyce&lt;br /&gt;Ulysses'den...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duydum ki genç arkadaşlar telaşlı bir hazırlığın içerisinde imişler. Doğal olarak her hazırlık bazı sıkıntıları da beraberinde getirir. Asık suratlara, dalmış gözlere, "dört cami arasında bînamaz" misali şaşkın şaşkın dolaşanlara, ne işe yarayacağı pek belli olmayan plan ve programları soluksuz inceleyenlere, "eli işte gözü... nakışta" olanlara, "hah, bunlar da bu işi başarırlarsa... aha şuraya yazdım diyen "eli boşlar"a, "bir de başımızdan bu çıktı" diyenlere, şenliğin hayaliyle kendinden geçmiş mecnunlara, içten içe kıskananlara, eteği tutuşanlara, herkes adına "şenliğin neşeli ve başarılı geçmeme ihtimalini" kara kara düşünerek elindeki çöple toprağı karıştıranlara, bu arada heyecan ve neşeden dört köşe olanlara, elhasıl gençlerin- kelimenin tam anlamıyla -binbir çeşit deli_kanlılıklarına şahit olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haydi bakalım! Sarılın kalemlerinize, yürüyün cenge (afedersiniz, ecdadınıza rahmet; şenliğe diyecektim, şenliğe). Yaratıcının lütfu engindir. Hem unutmayın "güzel gören güzel düşünür" arkadaşlar, "güzel düşünen de hayatından zevk alır".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size gülmüyoruz, sizinle gülüyoruz.&lt;br /&gt;Bol ışıltılı gözler.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;akıl hocanız&lt;br /&gt;âkil akıldâne&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-114815742200473292?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/114815742200473292/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=114815742200473292&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114815742200473292'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114815742200473292'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/05/enlik-baliyor.html' title='ŞENLİK BAŞLIYOR !'/><author><name>ali ömer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08900210832829932454</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-114808537407128655</id><published>2006-05-20T03:29:00.000+03:00</published><updated>2006-05-20T23:25:13.696+03:00</updated><title type='text'>ŞEKİLLER</title><content type='html'>&lt;img style="width: 200px; height: 159px;" src="http://www.zarifce.com/zarifce/zarifresim/images/zarifsin.jpg" align="right" /&gt;&lt;br&gt;Karanlık basmadan ovalarıma&lt;br /&gt;Kainatın duru illetsiz aydınlıkları&lt;br /&gt;Katılaşırken çocuk ruhlarında&lt;br /&gt;Karanlık basmadan kararmadan taşıtlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;et kemik taşıtı tam da&lt;br /&gt;mayalanmış yüreğimin hamuru&lt;br /&gt;ve ne yakıp kavuran&lt;br /&gt;yaklaştırmayan kalıplara&lt;br /&gt;hiçbir daraban olmadan&lt;br /&gt;ziynetli topraklara da&lt;br /&gt;yanardağ akıntısı yer cazibesine mermut akan lav&lt;br /&gt;katiyeti heybetiyle&lt;br /&gt;akıp&lt;br /&gt;dağ'la terbiyeli bir insan eli olan elinle şekillenmeye hazırken&lt;br /&gt;NEREDE BULABİLİRSEM SENİ&lt;br /&gt;Yetişip dizüstü düşebilsem eteklerine &lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;Karanlık basmadan&lt;br /&gt;dünyayı kapatan karanlık&lt;br /&gt;Elimizde kılınç&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;ben ince işler ustası musa&lt;br /&gt;kardeşim ya ki heybem&lt;br /&gt;değişince kubbeli evim&lt;br /&gt;girdabım -&lt;br /&gt;tövbem&lt;br /&gt;kapımın önünde akan ırmak&lt;br /&gt;en zengin denizcisi incilerin -&lt;br /&gt;uzak şarklara yollanan elçilerin &lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kelimeler&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;okyanusla yarenliğe dalıp&lt;br /&gt;çoluk çocuğu unutacak kadar bol ve bereketli&lt;br /&gt;binlerce yılçün kurulmuş&lt;br /&gt;bir zemberek içimizde&lt;br /&gt;ağzımıza boşalttı onca sözden &lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;Birinin heybeti ve lezzetinden&lt;br /&gt;Damağımız çatlamakta&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;ya ani karanlık&lt;br /&gt;'inanana rahmet&lt;br /&gt;inaçsıza esef' olan &lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Hiçistanda&lt;br /&gt;Bir rüzgar belirmiş&lt;br /&gt;Kulağımıza gelir -&lt;br /&gt;Bir ey muhalif rüzgar ki oyropeiş örneği&lt;br /&gt;Hafifçe terli bedenin krondeli&lt;br /&gt;Göz dikmiş duyduk ki&lt;br /&gt;Meni yataklarına bile)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;/Japonya büyür büyür bir gün&lt;br /&gt;Toprağını denize yayarak&lt;br /&gt;Peygamber sözüne ordan hizmet olur/&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kucak açanlar kadar geniş istekli&lt;br /&gt;Göçüp gelenler kadar hafif&lt;br /&gt;az'la doyan yük olmadan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve başlar&lt;br /&gt;Kimin yüreği daha yüce yarışı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Musa kardeşim ağlamaktan mı&lt;br /&gt;Okumaktan mı az uyumaktan mı&lt;br /&gt;Kan gölü gözlerin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her an karanlığını giyinecek gibisin&lt;br /&gt;Ne kadar uzun sürüyor&lt;br /&gt;Ta içinden gözlerine gelmesi dikkatin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karnın ne kadar küçük ve içerde&lt;br /&gt;İnce belin -&lt;br /&gt;Fazla kabarık değil kemiklerinden etlerin&lt;br /&gt;Biliyorum ancak sen&lt;br /&gt;Bu kadar yetindikçe ve ekmeği&lt;br /&gt;Böyle mübarek tuttukça&lt;br /&gt;doyar karnı çinin hindistanın amerikanın&lt;br /&gt;Sen olabilirsin çaresi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su içinde&lt;br /&gt;Susuzluk hissinden len kimselerin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Musa kardeşim haya'dan mı&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;boyuna posuna güzelliğine rağmen&lt;br /&gt;hafifçe kıvrık omuzların&lt;br /&gt;hafifçe eğik başın&lt;br /&gt;Hele terazi tutuşun &lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;zarif&lt;br /&gt;sapasağlam&lt;br /&gt;ve artık&lt;br /&gt;en insansız çölde&lt;br /&gt;tek başına kalsa bile&lt;br /&gt;eğilmezken adalen bile&lt;br /&gt;yine de&lt;br /&gt;Bir nebzesini tutsa yüreğindeki tartarkenli dikkatin&lt;br /&gt;İkiye yarılır bir su aygırı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve çocuklar tuz yalarken çocuk avuçlarından&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;NEREDE BULABİLSEM SENİ &lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;Baba bıçağını ağır ağır çekerken&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;YETİŞİP &lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;Ana dalgın ve su dibinde yürür gibi&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;DİZÜSTÜ DÜŞSEM ETEKLERİNE &lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ana dalgın ve su dibinde yürür gibi&lt;br /&gt;üzüm tiyekleri ceylan dolu etekleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1&lt;br /&gt;Çocuklar&lt;br /&gt;Kurtulamazlar yanaklarına konan yaradan&lt;br /&gt;Olmadık anda bırakılırlar&lt;br /&gt;Sonra&lt;br /&gt;Nice sonra&lt;br /&gt;Hatta bazen karanlıklarına uzanırken kadar sonra&lt;br /&gt;Üzerinde gözyaşı izleri&lt;br /&gt;Senelerin izleri ile yol yol kalmış yanakları&lt;br /&gt;Mahzun yayılır&lt;br /&gt;Ancak görünür güzel dişleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve 'kuşlar da kaderle uçar'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 153, 0);"&gt;A. Cahid ZARİFOĞLU&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-114808537407128655?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/114808537407128655/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=114808537407128655&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114808537407128655'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114808537407128655'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/05/ekiller.html' title='ŞEKİLLER'/><author><name>xx</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-114808146644570213</id><published>2006-05-20T02:28:00.000+03:00</published><updated>2006-05-20T23:24:20.626+03:00</updated><title type='text'>Çocuklar</title><content type='html'>&lt;img style="width: 202px; height: 152px;" src="http://www.istanbul.edu.tr/iuha/images/news/2005/04/06/tv-cocuk.jpg" align="right" border="1" /&gt;&lt;br&gt;Çarşılarda birşey&lt;br /&gt;Biz pek aramazdık çocuklar olmasaydı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kasaplarda manavlarda bazı yorgun kadınlar&lt;br /&gt;Hep de tenha saatleri seçerler&lt;br /&gt;Sonra yavaş bir sesle&lt;br /&gt;Çocuk için hasta kaç gündür yemiyor&lt;br /&gt;Biraz et biraz meyve isterler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiği bir reçeli gün aşırı yalnız ona&lt;br /&gt;Kaşıklarla beraber büyük bir üzüntü&lt;br /&gt;Uykularda bile bitiyorsa&lt;br /&gt;Yağların şekerlerin çayların&lt;br /&gt;Annelere düşündürdüğü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlara,tezgahlara,kağıtlara kolaydı&lt;br /&gt;Biz bu kadar eğilmezdik çocuklar olmasaydı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Behçet Necatigil&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-114808146644570213?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/114808146644570213/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=114808146644570213&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114808146644570213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114808146644570213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/05/ocuklar.html' title='Çocuklar'/><author><name>ali ömer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08900210832829932454</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-28058536.post-114807948374982897</id><published>2006-05-20T01:54:00.000+03:00</published><updated>2006-05-20T23:24:48.613+03:00</updated><title type='text'>Anneler Ve Çocuklar</title><content type='html'>&lt;img style="width: 220px; height: 180px;" src="http://www.alomaliye.com/cocuk.jpg" align="right" border="1" hspace="10" /&gt;&lt;br&gt;Bahçenin en yalnız köşesinde&lt;br /&gt;Elinde bir siyah çubuk&lt;br /&gt;Ağzında küçük bir leke&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk öldü mü güneş&lt;br /&gt;Simsiyah görünür gözüne&lt;br /&gt;Elinde bir ip nereye&lt;br /&gt;Bilmez bağlayacağını anne&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaçar herkesten&lt;br /&gt;Durmaz bir yerde&lt;br /&gt;Anne ölünce çocuk&lt;br /&gt;Çocuk ölünce anne&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sezai Karakoç&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/28058536-114807948374982897?l=gokcocuk.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokcocuk.blogspot.com/feeds/114807948374982897/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=28058536&amp;postID=114807948374982897&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114807948374982897'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/28058536/posts/default/114807948374982897'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokcocuk.blogspot.com/2006/05/anneler-ve-ocuklar.html' title='Anneler Ve Çocuklar'/><author><name>ali ömer</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08900210832829932454</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
